Antalya’nın Gazipaşa ilçesine bağlı Çamlıca Köyü, ilçe merkezine 26 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Toros Dağları’nın eteklerinde konumlanan köy, 217 nüfusa ve 50 haneye sahiptir. Dağınık bir yerleşime sahip olan Çamlıca, geçimini tarım, hayvancılık ve ormancılıktan sağlamaktadır.
Köyde en çok yetiştirilen ağaç türleri arasında badem ve nar bulunurken, küçük çapta seracılık da yapılmaktadır. Köy nüfusunun büyük bir kısmı orta yaşın üzerindeki insanlardan oluşmaktadır. Genç nüfus ise iş imkanları nedeniyle genellikle Alanya’ya göç etmektedir.
Köyün Mahalleleri ve Altyapısı
Çamlıca Köyü, Merkez ve Kaman olmak üzere iki mahalleden oluşmaktadır. Köyde bir cami, bir okul ve bir köy konağı bulunmaktadır. Öğrenciler, taşımalı eğitim kapsamında Karatepe Köyündeki ilköğretim okuluna gitmektedir. Köyde ayrıca Orman Kalkınma Kooperatifi de bulunmaktadır.
Köyün Önde Gelen Aileleri
Çamlıca Köyü’nde tarihi süreç içinde önemli hale gelen bazı sülaleler bulunmaktadır. Bunlar arasında:
- Gamanlı Kerimler (Özcanlar)
- Gamanlı Hasanlar (Sezerler)
- Yamanlar
- Sönmezler
- Çelikler
- Görücüler
- Özdemirler
Bu aileler, köyün geçmişten günümüze uzanan sosyal yapısında önemli roller oynamışlardır.
Çamlıca’nın Tarihi: Eski Adı Hayrados
Köyün İsminin Kökeni
Çamlıca Köyü’nün eski adı Hayrados olarak bilinmektedir. Rivayete göre, Romalılar döneminde devlet tarafından çalıştırılan esir işçiler arasında Hayradost isminde ilginç bir kişilik bulunmaktaydı. Bu işçinin adı, zamanla köyün ismi haline geldi. Daha sonra, bölgede yoğun olarak bulunan çam ağaçları nedeniyle köyün ismi Çamlıca olarak değiştirildi.
Köye İlk Yerleşen Aile: Mehmet Ali Keya
Bir Ağanın Hikayesi
Çamlıca Köyü’ne ilk yerleşen kişi olarak Mehmet Ali Keya bilinmektedir. Günümüzde köyde bulunan Yamanlar sülalesinin atası olarak kabul edilen bu kişi, Hayrados’ta bir ev inşa ettirmiş ve bu eve “Yeni Dam” adı verilmiştir. Bu evde tam 18 aile birlikte yaşamıştır.
Mehmet Ali Keya’nın sahip olduğu geniş topraklar, 25 devesi, büyükbaş ve küçükbaş hayvanları ile bölgenin en güçlü ağalarından biri olduğu bilinmektedir. Köy halkı, tarla işlerinden hayvan bakımına kadar ağanın emirlerini yerine getirmiş ve ona büyük bir saygı duymuştur. Ayrıca, evlenecek olan gençlere maddi destek sağlayarak, köyde sosyal dayanışmayı güçlendirmiştir.
İlk Caminin İnşası
Köye ilk camiyi, Mehmet Ali Keya’nın oğlu Hacı Hüseyin Keya yaptırmıştır. Cami inşaatı sürerken Hacı Hüseyin Keya, hac dönüşünde Ahmedil Beleni'nden bakarak caminin sıvandığını görmek istemiştir. Ancak, inşaat tamamlanmadan vefat etmiştir. Daha sonra, köye Kaledran’dan göç eden Kerimler sülalesi, Kaman Mahallesi’ne yerleşerek nüfusun artmasını sağlamıştır.
Mehmet Ali Keya ve At Olayı
Bir At Uğruna Göç
Malazgirt Zaferi’nden sonra Anadolu’nun Türklere kapılarını açmasıyla birlikte, Mehmet Ali Keya’nın ataları Silifke’ye yerleşmiştir. Mehmet Ali Keya ise göç ederek Gazipaşa’nın Beyobası Köyü’ne gelmiştir. Bu dönemde bölgede Dere Beyliği bulunmaktadır ve at çok değerli bir mal varlığı olarak kabul edilmektedir.
Mehmet Ali Keya’nın çok meşhur bir atı vardır ve bu at, bir müstantik (hakim) tarafından istenmiştir. Ancak Mehmet Ali Keya, atını vermemekte kararlıdır. Bunun üzerine köyünü terk ederek bugünkü Çamlıca Köyü’ne yerleşmiştir.
Dere Beyliği, buraya da baskı yapınca Barcın Yaylası’na göç etmek zorunda kalmıştır. Ancak, hakim atı alamayınca daha fazla bir şey yapamamış ve Mehmet Ali Keya, tekrar Hayrados’a (Çamlıca Köyü) dönmüştür.
At Sevgisi Günümüzde de Devam Ediyor
Mehmet Ali Keya’nın, bir at uğruna köyünü terk etmesi ve geri dönmesi, onun atı ne kadar önemsediğini göstermektedir. Bu tutku, günümüze kadar devam etmiş ve Yamanlar sülalesinde atçılığa olan ilgi halen sürmektedir.





