Sezer İnanoğlu Kimdir?

1967 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Sezer İnanoğlu, Türk sinemasının hem çocuk oyuncu hem de yapımcı olarak tanınan isimlerinden biridir. Henüz küçük yaşlardayken sinema dünyasına adım atan İnanoğlu, "Sezercik" karakteriyle hafızalara kazınmıştır. 1970'li yıllarda birbiri ardına çekilen filmlerde yer alarak çocuk oyuncular arasında büyük bir ün kazanmıştır. Oynadığı rollerle milyonların sevgisini kazanan İnanoğlu, bu dönemde Türk sinemasının en çok konuşulan çocuk yıldızlarından biri olmuştur.

Ancak ilerleyen yaşlarında oyunculuk kariyerine devam etmek yerine farklı bir yol seçmiştir. Sinema dünyasından çekilen Sezer İnanoğlu, babası Berker İnanoğlu’nun kurduğu film şirketinin başına geçmiştir. Babasının ölümünün ardından aile işlerini devralarak yapımcılık kariyerine başlamıştır. Böylece kamera önünden kamera arkasına geçerek sektördeki varlığını sürdürmüştür.

Özel Hayatı ve Hukuki Süreçler

Sezer İnanoğlu’nun hayatı yalnızca sanat çalışmalarıyla sınırlı kalmamıştır. Ne yazık ki, zaman zaman yaşadığı sorunlarla da gündeme gelmiştir. 24 Ocak 2007 tarihinde Yedikule'de polisle girdiği bir çatışmanın ardından Şile'de gerçekleştirilen bir trafik kontrolü sırasında jandarma ekipleri tarafından yakalanmıştır. Yapılan işlemler sonrasında, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı suçlamalarıyla Bayrampaşa Cezaevi'nde altı ay boyunca tutuklu kalmıştır. Daha sonra serbest bırakılmış ve yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilmiştir.

Ancak yaşadığı hukuki sıkıntılar bununla sınırlı kalmamıştır. 2 Aralık 2015 tarihinde, "vahim nitelikteki silahları satın almak ve taşımak" suçlarından yargıtay tarafından cezası onanarak 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu kararın ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Sezer İnanoğlu’nun özel hayatı da inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. İlk evliliğini 1996 yılında sunucu Nil Pınar İnanoğlu ile yapmıştır. Ancak bu evlilik trajik bir şekilde son bulmuştur; Nil Pınar İnanoğlu, 23 Mart 1997 tarihinde Beykoz'daki yalılarında intihar ederek yaşamına son vermiştir.

İkinci evliliğini ise 19 Şubat 2007 tarihinde cezaevindeyken gerçekleştirmiştir. Mehtap Meral Baykasoğlu ile nikah masasına oturan İnanoğlu’nun bu evlilikten Arzum Ayşe adında bir kız çocuğu olmuştur. Kızları doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelmiştir. Ancak bu evlilik de uzun ömürlü olmamış, çift 27 Eylül 2013 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmıştır.

Sanat Hayatı: Oyunculuktan Yapımcılığa

Sezer İnanoğlu’nun sanat yaşamı çocuk yaşlarda başladığı oyunculuk kariyeriyle şekillenmiştir. 1971 yılında "Sezercik Yavrum Benim" filmiyle sinemaseverlerin kalbinde yer edinmiştir. Ardından "Sezercik Aslan Parçası" (1972), "Öksüzler" (1973), "Sezercik Küçük Mücahit" (1974) gibi yapımlarda rol alarak başarısını sürdürmüştür. 1970'li yıllar boyunca Türk sinemasında önemli çocuk karakterlerden biri haline gelen İnanoğlu, "Bitirimler Sınıfı" (1975), "Analar Ölmez" (1976), "Küçük Ev" (1977), "Tövbekar" (1977) ve "Yıkılış" (1978) gibi projelerde de yer almıştır. Oyunculuk kariyerine 1990 yapımı "Yalı" filmiyle kısa bir dönüş yapmış olsa da sonrasında tamamen yapımcılık tarafına geçiş yapmıştır.

1980'lerin ikinci yarısından itibaren yapımcı olarak birçok projeye imza atmıştır. 1986 yılında "Aşk Hikâyemiz" filmiyle yapımcılığa başlayan Sezer İnanoğlu, "Alamancının Karısı" (1987), "Bebek" (1987), "Geri Dön" (1987) ve "Sen Ağlama" (1987) gibi pek çok filmde yapımcı koltuğunda oturmuştur. 1988 yılında "Evcilik Oyunu" ve "Yasak İlişki" projeleriyle çalışmalarına devam etmiş, 1989’da ise "Kavgamız", "Bir Aşk Bin Günah" ve "Öğretmen Zeynep" gibi yapımlarla adından söz ettirmiştir. 1990'lı yıllarda da yapımcılığa devam eden İnanoğlu, 1991’de "Aldatacağım" ve 1994’te "Gönül Bahçelerinde" ve "Tele Anahtar" filmlerinin yapımcılığını üstlenmiştir.

Sezer İnanoğlu, çocuk yaşta başlayan sanat yolculuğunu zamanla farklı kulvarlara taşıyarak hem kamera önünde hem de kamera arkasında iz bırakmayı başarmıştır. Her ne kadar kişisel hayatındaki zorluklar nedeniyle zaman zaman gündeme gelse de, Türk sinema tarihinde "Sezercik" ismiyle unutulmazlar arasındaki yerini korumaktadır.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım