Yaşam

İlk yarışmasında pisti salladı! 12 yaşındaki Ege'den 4 kupa

Antalya'da yaşayan 12 yaşındaki Ege Özkan, henüz bir yıl önce adım attığı tangoda katıldığı ilk Türkiye Şampiyonası'nda büyük yaştaki rakiplerini geçerek 4 kupa birden kazandı.

Loading...

Abone Ol

Antalya, sanatla iç içe büyüyen genç bir yeteneğin ulusal çaptaki muazzam başarısına tanıklık ediyor. Kentte yaşamını sürdüren 12 yaşındaki Ege Özkan, 5 senedir Latin danslarıyla ilgilenen ve aynı zamanda piyano çalan çok yönlü bir genç sporcu olarak öne çıkıyor. Genç yeteneğin tangoya başlaması ise tam bir yıl önce, babasının iş yerinde gerçekleştirilen bir organizasyon sayesinde oldu. Etkinlikte tango eğitmenleri Dilara Zorlu ve Doğan Ozan Gedik’in performanslarını hayranlıkla izleyen Ege, babasının da desteğini alarak ikiliyle iletişime geçti ve bu dansı öğrenmek istediğini iletti.

Konservatuvardan Türkiye Şampiyonluğu'na uzanan yol

Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı çatısı altında, antrenörleri Dilara Zorlu ve Doğan Ozan Gedik'ten yoğun bir eğitim alan Ege Özkan, kısa zamanda gözle görülür bir gelişme kaydetti. Henüz bir senelik geçmişi olmasına rağmen sergilediği yüksek performans üzerine eğitmenleri, Ege’nin Eskişehir'de düzenlenen Türkiye Şampiyonası’na katılması yönünde karar aldı. Yarışma organizasyonu için İzmir'de ikamet eden ve kendisinden 4 yaş büyük olan partneri Yağmur ile eşleşen Ege, üç hafta boyunca çok sıkı bir koreografi hazırlık süreci geçirdi. Eskişehir'deki şampiyona gününde sahneye çıkan Antalya temsilcisi, sadece kendi yaş grubunda değil, yetişkinlerin de boy gösterdiği zorlu bir kulvarda mücadele etti. Türkiye'nin önde gelen 4 büyük tango orkestrasının çaldığı eserlere sahnede doğaçlama olarak dans eden Ege Özkan, jüri heyetinden tam puan alarak organizasyonu 4 kupa ile tamamladı ve tango camiasının dikkatlerini üzerine çekti.

"Başarı elde etmek beni çok mutlu etti"

Sanat ve müzikle çok ufak yaşlarda bağ kurduğunu ifade eden şampiyon dansçı Ege Özkan, süreci ve duygularını şu sözlerle aktardı:

“Tangoyla 1 yıl önce babamın iş yerine gelen Dilara Hoca ve Ozan Hocam sayesinde tanıştım. 6 yaşındayken Latin dansları yapıyordum. Onu da belediyenin kursunda öğrendim. 4 yıl önce de yaz tatilinde piyano kursuna başladım. Tangoda 1 yıl önce temel adımlarla başladık, yürüyüş çalıştık. Ardından Dilara Hoca beni yarışmaya hazırladı. Yarışmaya hazırlanırken koreografi çalıştık. Ardından İzmir'deki Yağmur'la tanıştım. Onunla 3 hafta boyunca bir koreografi hazırladık ve yarışmaya öyle katıldık"

Büyük yaştaki dansçılarla aynı pisti paylaşmanın heyecan verici olduğunu belirten Özkan, şöyle devam etti:

“Yarışma günü Yağmur'la çıktık, şovumuzu yaptık. 4 büyük orkestranın olduğu ve o şarkılara doğaçlama dans ettiğimiz kategoride yarıştık. Orada büyükler vardı, kendi kategorimizde yarıştık ama birinci olduk. Çok eğlenceliydi benim için. Daha önce hiç tangoda yarışmaya girmediğim için çok farklı bir deneyimdi. Çok eğlenceliydi ve içimde heyecan vardı, kendimden büyüklerle yarışyordum. Birincilik elde ettikten sonra çok mutlu oldum, çünkü bir şeyleri başarmışlık hissi geldi. 1 yıl boyunca çalışmıştık ve böyle büyük başarılar elde etmek beni çok mutlu etti"

Uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmeyi amaçladığını sözlerine ekleyen genç sporcu, gelecek planlarını şu cümlelerle özetledi:

“Büyük işler başarmak, mesela piyanoda konserlere çıkmak, tangoda büyük şovlar yapmak gibi hedeflerim var. Tangoda da dünya birincilerini izliyorum, şovlarını çok beğeniyorum, onlar gibi dans etmek tabii ki de isterim. Dünya şampiyonuyla dans etmek herkesten çok farklıydı. Çok öğrendiğim şey oldu ve çok güzel geçti. İleride ben de dünya şampiyonu olmak istiyorum"

Eğitmenleri: "Bu mucizevi bir başarı"

Ege'nin yeteneğini ilk gördüğü andan itibaren ona inandığını vurgulayan eğitmeni Dilara Zorlu, bir yıllık disiplinli çalışmanın meyvesini aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ozan öğretmenle birlikte bir etkinlik için bir mekandaydık. Oranın sahibi Ege'nin babasıydı. Bize Ege'nin müziğe ve sanata ilgisinden bahsedip videolarını izletti. Ben de tanışmak istediğimi söyledim. Ege'yle 1 senede, çok disiplinli şekilde dans ederek buraya kadar geldik. Bence de mucizevi bir başarı, yani 1 sene içerisinde. Gurur duyuyorum. Yarışma harikaydı. Çünkü ben Ege'yle zaten ilk başladığım zaman hayalimde, gözümde olan, canlanan bir durum vardı ve onu gerçekleştirmiş oldum. O yüzden kendi adıma çok mutluyum. Türkiye'de genç sporcuların, tango olarak, orada bulunuyor ve yarışıyor olması mükemmel bir histi ve herkes çok beğendi"

Meslekte 15 yılı geride bırakan devlet sanatçısı Doğan Ozan Gedik ise Türkiye'deki tango kültürünün köklü tarihine değinerek Ege’nin bu kültürün geleceği adına büyük bir kazanç olduğunu şu sözlerle vurguladı:

“Türkiye'de çok değerli bir Türk tangosu geçmişi var. Atatürk'ten bu yana kalan ve sayılı tango orkestraları var. Atatürk'ten kalan bir kültür açıkçası bu ve bunu devam ettirmek istedim. Ege'yi de buraya aldık. Yaklaşık 100 öğrencimiz var. Ege diğer öğrencilerimizle aynı eğitimi alsa da çabası çok büyüktü. Bizi de çok izledi, gece yarılarına kadar çalıştığımız zamanlar da oldu. Orkestralara nasıl dans etmesi gerektiği hakkında, belki 10 yıllık dansçıların bilmediği şeyleri 1 yıla sığdırabildik. Dilara Öğretmeni artık yarışmalara girmesi gerektiğini düşündü. Ege kendisinden yaşça büyük insanlarla yarışmaya katıldı ve bütün kupaları aldı. Bence tangonun geleceği için umut. Ege benim için tangonun Türkiye'de, kültür devriminin, Atatürk'ün yarım kalan bu projelerinin hepsinin bir hazinesi, bir yatırımı açıkçası"