Isparta Valisi Abdullah Erin, Eğirdir İmaret Mahallesi'nde afete maruz bölge ilan edilen konutlarla ilgili vatandaşlarla bir araya geldi. Afete maruz bölge ilan edilen alandaki konutların tahliyesine ilişkin yol haritasının ele alındığı toplantıda, vatandaşlarla yetkililer geniş kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Vali Abdullah Erin, bilimsel raporların ortaya koyduğu riskin artık tartışmaya açık olmadığını, vatandaşların tüm sorularını medeni bir ortamda cevaplamaya hazır olduklarını ifade etti.
Risk yeni değil
Erin, vatandaşların tüm sorularını medeni bir ortamda cevaplamaya hazır olduklarını ifade etti. İmaret Mahallesi'ndeki riskin yeni olmadığını da dile getiren Vali Erin, bölgeyle ilgili çok sayıda bilimsel inceleme yapıldığını belirtti. Erin,
"1970'li yıllardan bu yana devam eden bir problemle karşı karşıyayız. Yıllarca yapılan jeolojik etütler ve bilimsel raporlar sonucunda bölge, 2022 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla Afete Maruz Bölge ilan edildi. Bu noktadan sonra ilgili kanun hükümlerinin uygulanması artık zorunlu hale geldi. Devletin bu haliyle devam etmesine göz yumması mümkün değil"
dedi.
2 yıldır görüşmeler devam ediyor
Mahalledeki 14 bloktan 7'sinin mevzuata uygun yapılmadığı için tapusunun bulunmadığını söyleyen Erin, bunun tahliye sürecini geciktiren en önemli neden olduğunu ifade etti. Afet Kanunu'na göre tapusu bulunmayan vatandaşların hak sahibi olamadığını hatırlatan Erin, bu durumun vicdanen kabul edilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:
"Kaymakamımız, belediye başkanımız ve bizler bu vatandaşlarımızın mağdur olmasını kabul edemedik. Yaklaşık iki yıldır İçişleri Bakanlığımız ve AFAD Başkanlığı ile yaptığımız görüşmeler sonucunda tapusu olmayan vatandaşlarımızın da büyük bölümünün hak sahibi olmasını sağlayacak düzenlemeler üzerinde çalıştık."
Vali Erin, yapılan girişimler sonucunda bazı istisnalar dışında tapusu bulunmayan bloklarda yaşayan vatandaşların da hak sahibi olabileceğini açıkladı. Hak sahipliğinde yalnızca tapunun esas alınmayacağını belirten Erin, elektrik, su aboneliği veya muhtarlık kayıtları gibi belgelerin de dikkate alınacağını ifade etti. Erin, tahliye sonrası vatandaşlara kira desteği sağlanacağını, yeni yapılacak güvenli konutlardan da yararlanabileceklerini söyledi.
Raporlar görmezden gelinemez
Riskin artık tartışılacak bir konu olmadığını vurgulayan Vali Erin, onlarca bilimsel raporun aynı sonucu ortaya koyduğunu belirterek,
"Bugüne kadar yapılan bütün jeolojik çalışmalar aynı gerçeği gösteriyor. Buradaki risk artık gözlemsel değerlendirmelerle tartışılacak bir konu değildir. Devlet, AFAD, Valilik, Kaymakamlık ya da Belediye bu raporları görmezden gelemez. Hiçbir kamu görevlisinin böyle bir yetkisi yok"
ifadelerine yer verdi.
Vatandaşlar için ertelendi
Tahliyenin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Erin, sürecin bugüne kadar yalnızca vatandaşların mağdur olmaması için ertelendiğini söyledi. Erin,
"Bugün ben tahliye kararı uygulamam ama yarın başka bir vali gelir ve kanunun gereğini yerine getirir. Devlet artık bu durumun devam etmesine izin veremez"
dedi.
Tahliyenin gecikmesinin tek nedeninin vatandaşların hak sahibi olabilmesi için çözüm aranması olduğunu dile getiren Erin, bu süreçte büyük risk alındığını da sözlerine ekledi.
''Biz sizin karşınızda değil, yanınızdayız''
Yeni konutların Eğirdir'de güvenli bir bölgede inşa edileceğini belirten Erin, vatandaşların süreç boyunca sürekli bilgilendirileceğini söyledi. Yeni bir tebligat sürecinin başlayacağını ifade eden Erin, konutlar tamamlanıncaya kadar kira yardımının devam edeceğini belirtti. Vatandaşlara birlik çağrısında bulunan Vali Erin, devletin amacının kimseyi mağdur etmek olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:
"Biz sizin karşınızda değil, yanınızdayız. Amacımız bu süreci en az mağduriyetle tamamlamak. Bilimsel raporlar ortadayken hiçbir kamu görevlisinin sessiz kalması mümkün değildir. Hep birlikte, Eğirdir'e yakışır bir anlayışla bu sorunu çözeceğimize inanıyorum."
"Mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz"
"Bütün birikimimizi buraya verdik. BabaSultan'dan Köprübaşı'na kadar risk olduğu söyleniyor. Neden sadece bizim bulunduğumuz bölge riskli ilan edildi, anlamış değiliz. Biz 1999 yılında Isparta'dan iki tane ev alabiliyorduk. Ama biz kendi ilçemizden, kendi memleketimizden ev alalım dedik. Biz o zaman manzaraya para verdik. Yıkılacaksa hepsi yıkılsın. Bizlere ev verildikten sonra 15 yıl geri ödeme yapılacakmış. Biz zaten bütün birikimimizi vermişiz. Benim kayınpederim 100 yaşında. Hiçbir bina yıkılmadı. Lütfen bu kadar insanı mağdur etmeyin. Taşınma gücümüz yok. Ödeme gücümüz de yok. Devletimizden mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz"
diye konuştu.
'Yurt kayıyor, havuz kayıyor'
Emekli astsubay ve aynı zamanda kooperatif başkanı olan Ali Ersoy,
"Ben de bütün birikimimi bu eve yatırdım. Başka bir yerde de evim yok. Biz oraya temelden başladık. Eğirdir Belediyesi toplu konut idaresi kurdu. Orada bir kooperatif kurdu. Bedelini belediyeye ödedik. Biz başladığımızda o binanın bulunduğu bölgede bir ana yol vardı Isparta eski yolu. Bir de bizim evinde Isparta'yı Konya'ya bağlayan yol vardı. Başka bir yoktu. Arka yoldan Karayolları ve Belediye çift yol yapmak için o kayalar boşaltıldı. Yıllarca oradan toprak alındı. O kayaların kaymasının tek sebebi Karayolları ve Eğirdir Belediyesidir. 'Yurt kayıyor, havuz kayıyor' deniliyor. Benim evimin 50 metre ilerisinde risk yok ama benim sağlam evim riskli gösteriliyor. Tarihi ana yol dururken orada gerekli önlemler alınmıyor, şimdi gelip evlerimizi yıkacağız deniyor. Bu bana çok mantıklı gelmiyor. Evlerimizi boşaltmayacağız. Çıkmayacağım, çıkamayacağız da"
dedi.
Eğirdir İmaret Mahallesi'nde bulunan "Sağlık Ocağı Evleri", önceki yıllarda Cumhurbaşkanlığı kararıyla toprak kayması ve kaya düşmesi riski nedeniyle afet bölgesi kapsamına alınmıştı.