Antalya’da yaşayan Ecem Türkdoğan, 2020 yılında 27 yaşındayken meme kanserine yakalandığını öğrendi. Henüz bir yıllık evli olan Türkdoğan, tanının konulmasının ardından vakit kaybetmeden onkoloji servisine başvurdu. Onkoloji bölümünde tedaviye alınan Türkdoğan, 8 kür kemoterapi ile radyoterapi gördü. Sürecin devamında iki göğsünün de alındığı mastektomi ameliyatı geçiren genç kadın, üç buçuk yıl süren mücadelenin sonunda kanseri yenmeyi başardı.

Türkdoğan, o günleri,

"2020 yılında 27 yaşındayken meme kanser teşhisi aldım. Henüz bir yıllık evliydim. Hemen onkoloji servisine başvurdum. Kemoterapi gördüm, radyoterapi gördüm. Ardından mastektomi ameliyatı yani iki memenin birden alınması operasyonunu geçirdim."

diyerek anlattı.

Embriyo dondurdu, transferden sonuç çıkmadı

Kanser tedavisinin doğurganlık üzerindeki etkilerini dikkate alarak tedaviye başlamadan önce embriyo dondurma işlemi yaptıran Türkdoğan, tedavisine üç buçuk yıl sonra ara verildiğini belirtti.

Dondurulan embriyoların transferinden gebelik elde edilemediğini paylaşan Türkdoğan,

Ses telleri felç olan kadını Antalya'da kızı iyileştirdi!
Ses telleri felç olan kadını Antalya'da kızı iyileştirdi!
İçeriği Görüntüle
“Kanser tedavisinden sonra kadınlar çocuk sahibi olamayabiliyor. Bu nedenle embriyolarımızı dondurmuştuk. Tedavime ara verildiğinde transfer denedik ama gebelik oluşmadı. Farklı doktorlara başvurdum, ihtimalin çok düşük olduğu söylendi”

diyerek o dönemde yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi.

"Umudun adresi" Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu

Olumsuz değerlendirmelere rağmen Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’ne başvuran Türkdoğan, Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Burak Karadağ ve ekibi tarafından yeniden tedavi sürecine alındı. Yapılan incelemelerde yumurtalık rezervinin belirgin şekilde azaldığı tespit edildi. Kişiye özel planlanan tedavi sonucunda sınırlı sayıda embriyo elde edildi ve bu embriyolardan biri gebelikle sonuçlandı.

Türkdoğan, o süreci şöyle aktardı:

“Buraya geldiğimde Burak Hoca bana ‘korkma, halledeceğiz’ dedi. Tedaviye başladık. Az sayıda embriyom oluştu. Bir embriyom tuttu. Şu an oğlum Can kucağımda.”

"Sürece güvenmek gerekiyor"

Kanserle mücadele ederken anne olma hayali kuran kadınlara seslenen Türkdoğan, önceliğin tedavi süreci olması gerektiğini vurguladı. Zorlu tedavinin ardından olumsuzlukların normalleştiğini belirten Türkdoğan, kendisine küçük de olsa bir ihtimal tanıdığını ve doktorunun her sözünü dinlediğini söyledi.

Türkdoğan,

“Kanser tedavisi gibi zorlu bir süreçten çıkınca olumsuzlukları normalleştiriyorsunuz. Ben de olacak diye düşündüm ama kendime küçük bir ihtimal verdim. Doktorumun her sözünü dinledim. Öncelik kanser tedavisi olmalı. Sürece güvenmek gerekiyor. Ben süt veremeyen bir anne oldum ama bunu problem etmedim. Önemli olan önce iyileşmek.”

dedi.

Mastektomi ameliyatını ilk etapta istemediğini de ifade eden Türkdoğan,

“Süt veremeyecek bir anne olma düşüncesi beni çok ürküttü. Ancak onkoloji doktorum ‘Önemli olan süt değil, önce iyileşmen gerekiyor’ dedi ve direkt kanser sürecine odaklandım”

sözleriyle yaşadığı duygusal süreci paylaştı.

"En kritik adım, tedavi başlamadan önce başvurmak"

Kanser hastalarında fertilitenin korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Burak Karadağ ise, Ecem Türkdoğan’ın daha önce embriyo dondurma işlemi yaptırdığını ancak transferlerden sonuç alınamayınca merkezlerine başvurduğunu belirterek, değerlendirmelerde yumurtalık rezervinin belirgin şekilde azaldığını gördüklerini söyledi. Kemoterapi ve radyoterapi sonrası bu tabloyla sık karşılaştıklarını ifade eden Karadağ, gerekli tedavi planlamasının yapıldığını ve mevcut sınırlı sayıda yumurtayla gebelik elde edildiğini aktardı.

Üreme çağındaki hastalara çağrıda bulunan Karadağ,

“Kanser hastaları için en kritik adım, tedavi başlamadan önce başvurmaktır. Yumurtalık rezervi etkilenmeden yumurta, sperm ya da embriyo dondurma işlemleri yapılabilir. Bu yaklaşım yalnızca meme kanseri için değil, tüm kanser türleri için geçerlidir”

dedi.

"Başarı oranlarımız uluslararası standartlarda"

Karadağ açıklamasının devamında, merkezde uygulanan işlemlerin uluslararası standartlarda sürdürüldüğünü ifade ederek, kamu hastanelerinin sağladığı avantajlara değindi:

Karadağ,

"Merkezimizde fertilite koruyucu işlemleri başarıyla uyguluyoruz. Kamu kurumu olmamız nedeniyle hastalar açısından maliyet avantajı söz konusu. Uygun endikasyonlarda rapor düzenlenmesi de devletin sunduğu önemli bir destek. Merkez açıldığından bu yana hasta sayımız artıyor, başarı oranlarımız uluslararası standartlarda."

şeklinde konuştu.

Kaynak: Antalya Hakkında