Ramazan ayında gün boyu süren açlık ve susuzluğun, özellikle düzenli egzersiz yapan kişilerde kas kaybı riskini artırabileceğine dikkat çeken Deniz Türkaslan, kontrolsüz beslenmenin performans düşüşüne yol açabileceğini ifade etti. İftar saatinde ani ve aşırı yemek tüketiminin kan şekerinde hızlı dalgalanmalara neden olduğunu belirten Türkaslan, bu durumun hem sindirim sistemini zorladığını hem de kas dokusunun korunmasını güçleştirdiğini vurguladı.
İftara kontrollü başlayın
Türkaslan, iftar öğününe hafif bir başlangıç yapılmasını önererek, çorba ve suyla orucun açılmasının ardından kan şekerini dengelemek amacıyla hurma tüketilebileceğini söyledi. Ana öğünde ise protein kaynaklarına öncelik verilmesi gerektiğini kaydetti. Aşırı yağlı kızartmalar, şerbetli tatlılar ve hazır gıdaların hem sindirimi zorlaştırdığını hem de kas kaybını destekleyebileceğini belirten Türkaslan, sporcuların dengeli bir tabak oluşturması gerektiğini dile getirdi.

Sahurda protein ve sağlıklı yağ önerisi
Sahur öğününün gün içindeki dayanıklılığı belirlediğini aktaran Türkaslan, yumurta ve peynir gibi kaliteli protein kaynaklarının tercih edilmesini önerdi. Bunun yanında ceviz, zeytinyağı ve tahin gibi sağlıklı yağların da öğüne eklenebileceğini söyledi. Sebzelerin vitamin ve mineral içeriği açısından ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Türkaslan, iftar ile sahur arasında su tüketiminin aralıklı şekilde yapılmasının vücudun sıvı dengesini korumada önemli rol oynadığını ifade etti. Ramazan sürecinde bilinçli beslenmenin, hem ibadet sürecini daha konforlu hale getirdiğini hem de sporcuların kas kütlesini korumasına yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.





