Antalya, tıbbi ve bilimsel alanda uluslararası buluşmalara ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Şehirde, Türkiye’nin önde gelen özel hastanelerinden biri ile Rusya’nın en büyük özel sağlık gruplarından birinin ortaklaşa düzenlediği 1. Rus-Türk Üro-Onkoloji Sempozyumu, iki ülkenin sağlık profesyonellerini buluşturdu. Etkinlikte üroloji, onkoloji, cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve genetik alanlarında uzman isimler yer aldı.
"Bilim, barışın dili olmalı"
Sempozyumda konuşan Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, iki ülke arasında on yıla yakın süredir devam eden akademik iş birliklerine dikkat çekti. Özdoğan,
“Onkoloji alanındaki bu uluslararası paylaşımlar giderek artıyor. İlk Üro-Onkoloji Sempozyumu’nu Antalya’da gerçekleştirdik ve oldukça verimli geçiyor,” dedi.
Bilimin birleştirici gücüne vurgu yapan Özdoğan,
“İnanıyoruz ki bilimin ve insanlığın ön plana çıkarıldığı bir dünyada daha az savaş, daha çok dostluk olur. Bu vesileyle Antalya’dan dünyaya çağrımız: Gelin bilim ve sevgi altında birleşelim. Çünkü dünyanın güzelleşmeye ihtiyacı var,” ifadelerini kullandı.
Kanser tedavisinde yeni dönem
Toplantının odaklandığı başlıca konular arasında prostat, mesane ve böbrek kanserleri yer aldı. Özdoğan, robotik cerrahinin bu üç kanser türünde büyük kolaylık ve başarı sağladığını belirterek, şu bilgileri paylaştı:
“Robotik cerrahi sayesinde, özellikle böbrek kanserinde organı koruyarak tedavi uygulayabiliyoruz. Bu da hastanın yaşam konforunu artırıyor. Mesane kanserinde ise radyoterapi, kemoterapi, imünoterapi ve akıllı ilaçlar bir arada kullanılarak, cerrahiye yakın oranlarda başarı elde edilmeye başlandı. Prostat kanserinde ise gelişmiş hormonal tedaviler ve ileri radyoterapi teknikleriyle ciddi ilerleme kaydettik.”
“Karmaşık vakalar çok yönlü değerlendiriliyor”
Etkinliğe Rusya’dan katılan sağlık grubu temsilcilerinden Medikal Direktör Uzm. Dr. Igor Semenyakin, bu tür uluslararası buluşmaların hasta tedavisine doğrudan katkı sunduğunu söyledi. Semenyakin,
“Dostane iş birlikleri sayesinde en modern teknikler ve ilaçlar klinik uygulamaya daha hızlı entegre ediliyor,” dedi.
Sempozyumun yüz yüze gerçekleşmesinin yanı sıra çevrim içi görüşmelerin de sürdüğünü vurgulayan Semenyakin,
“Şu anda büyük bir konsültasyon sürecindeyiz. Cerrahlar, kemoterapi uzmanları ve genetikçiler başta olmak üzere birçok uzmanlık alanından meslektaşlarımızla karmaşık vakaları çok yönlü olarak değerlendiriyoruz,” şeklinde konuştu.