Yeşilin her tonuna sahip doğasıyla Sugözü
Gazipaşa ilçe merkezine 29 kilometre mesafede yer alan Sugözü Köyü, Toros Dağları’nın eteklerine kurulmuş adeta bir doğa cenneti gibidir. 1250 kişilik nüfusu ve 110 hanelik yerleşimi ile bölgenin şirin köylerinden biri olan Sugözü, Beşilli, Bülüçlü, Kapan, Çukur ve Çomruk isimli beş mahalleden oluşmaktadır.
Köyün adı gibi su kaynakları da boldur. Gürül gürül akan dereleri ve temiz havasıyla adeta yaşanacak bir doğa diyarıdır. Bu özellikleriyle Gazipaşa'nın içme suyu ve sulama suyu ihtiyacını karşılamaktadır.
Sugözü Köyü, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda teknolojik altyapısıyla da öne çıkıyor. Köy, elektriğini kendi üreten Türkiye'deki tek köy olma unvanına sahiptir. Bu özelliğiyle çevre dostu köylerin öncüsü olarak gösterilmektedir.
Eğitime verilen değer: Yüksek okuryazarlık oranı
Köyde 1948 yılından bu yana okul bulunmasına rağmen, günümüzde taşımalı eğitim sistemi nedeniyle öğrenciler ilçe merkezindeki okullarda öğrenim görmektedir. Okuryazarlık oranı oldukça yüksek olan Sugözü’nde gençlerin çoğu en az lise mezunudur. Köy okulundan mezun olan çok sayıda öğretmen ve devlet memuru bulunmaktadır.
Tarımsal dönüşüm ve seracılık
Geçmişte hayvancılıkla geçinen Sugözü halkı, günümüzde daha çok tarım ve seracılıkla uğraşmaktadır. Son yıllarda seracılık faaliyetleri yaygınlaşmış, modern tarım teknikleriyle üretim artırılmıştır.
Köy adının değişim süreci
Sugözü Köyü’nün ilk adı Kurukarı idi. Eski kaynaklara göre, köyde bir salgın hastalık çıkmış ve pek çok insan hayatını kaybetmiştir. Görevliler köye geldiklerinde yalnızca yaşlı bir kadının kaldığını görmüş ve kadın, “Ben bir kuru karı kaldım” demiştir. Bu ifade, köyün isminin Kurukarı olmasına neden olmuştur.
Torosların eteğinde yer alması nedeniyle bir dönem Beldibi ismiyle de anılan köy, 1950’li yıllarda Gazipaşa’ya içme suyu sağlayan ana kaynak olarak kullanılmaya başlanınca “Sugözü” ismini almıştır.
Köyün tarihçesi ve köklü aileleri
Köyün ilk sakinleri Çomruklar sülalesidir. Hatay Dörtyol’dan çıkan bu aile, bir anlaşmazlık sonucu bölünerek bir kısmı Kahramanmaraş’a, diğer kısmı ise Sugözü’ne yerleşmiştir. Yörüklerin bu bölgeden geçerken hayvanlarına ağızlık takmaları, Çomruklar’a “İmansızlar” lakabının takılmasına neden olmuştur.
Daha sonra köye Orta Asya'dan göç eden Koyuncular, Beşiroğulları, Sarıveliler ve Bülüçoğulları yerleşmiştir. Köy halkı tarım, hayvancılık ve avcılıkla geçimini sağlamıştır.
Kurtuluş Savaşı’nın köyde bıraktığı acı iz
Kurtuluş Savaşı döneminde Sugözü Köyü’nden 70 asker savaşa gitmiş, ancak sadece 2'si geri dönebilmiştir. Askerler, Ayıotu Boğazı’ndan (şimdiki Gökkuzluk Yaylası girişi) yürüyerek Silifke’ye ulaşmışlardır. Bu durum köy tarihinde büyük bir acı olarak yer etmiştir.
Savaş sonrası yaşanan trajik bir aile hikayesi
“Genç bir köylü, iki çocuğunu ve eşini geride bırakıp savaşa gider. Aradan geçen uzun yıllar boyunca haber alınamayınca, ailesi onun öldüğünü düşünür. Kardeşi askerden döndüğünde, aile karar vererek dul kalan gelinle kardeşini evlendirir. Çocukları olur. Ancak yıllar sonra genç adam köye döner. Karşısında eşi ve kardeşini evli olarak bulur. Üçü de büyük bir şok yaşar. Çözüm için Demirtaş’taki hocaya gidilir ve hoca, kardeşin boşanmasını, eski eşle tekrar evlenilmesini uygun görür. Bu karar uygulanır ve eski eşler yeniden birleşir.”
Sugözü’nün geçmişi geleceğe ışık tutuyor
Tarihi, doğası, eğitime verdiği değer ve tarımsal dönüşüm hikayesiyle Sugözü Köyü, Gazipaşa’nın gizli hazinelerinden biri olmaya devam ediyor. Köyde yaşananlar sadece birer anı değil, aynı zamanda kültürel mirasımızın canlı bir parçası olarak nesilden nesle aktarılıyor.
Sugözü, su gibi hayat verici bir köy… Ve her damlasında bir hikâye, her taşında bir geçmiş saklı…