Muğla’nın Milas ilçesinde uzun süredir devam eden doğa koruma mücadelesi, nisan ayı başı itibarıyla oldukça kritik bir viraja girdi. Akbelen Ormanı ve çevresindeki tarım arazilerinin enerji projeleri kapsamında acele kamulaştırılmasına karşı çıkan İkizköy halkı, demokratik haklarını kullanmak üzere sokaklara dökülmüştü. Bu eylemler sırasında ön saflarda yer alan ve bölge halkının sesi olmaya çalışan genç çevre aktivisti Esra Işık, güvenlik güçleriyle yaşanan gerginliklerin ardından yargı sürecine dahil edildi.

Bölgedeki zeytinliklerin ve köylülerin asırlık geçim kaynaklarının korunması adına yürütülen direnişin en genç simalarından biri olan Işık’ın tutuklanması, kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı olması hasebiyle de yerel halk üzerinde sembolik bir önemi bulunan Esra Işık’ın hukuki durumu, çevre örgütleri ve insan hakları savunucuları tarafından yakından takip ediliyor. Milas sokaklarında yükselen itiraz sesleri, bu son tutuklama kararıyla birlikte farklı bir boyuta taşınmış durumda.

Genç Aktivist Esra Işık Ve İkizköy Direnişindeki Rolü

Esra Işık, Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy mahallesinde doğup büyümüş, toprağına ve doğasına bağlılığıyla tanınan genç bir çevre savunucusudur. Annesi Nejla Işık’ın mahalle muhtarı seçilmesiyle birlikte köylülerin hak arama mücadelesinde daha aktif bir rol üstlenen Esra, özellikle Akbelen Ormanı’ndaki kesim faaliyetlerine karşı kurulan barikatlarda ve düzenlenen nöbetlerde kararlılığıyla dikkat çekmiştir. Eğitimli ve bilinçli bir genç olarak, köylü kadınların ve gençlerin bu süreçte örgütlenmesine öncülük eden isimlerin başında gelmektedir.

Genç aktivist, sadece yerel bir figür olmanın ötesine geçerek, sosyal medya ve çeşitli platformlar aracılığıyla Akbelen’deki ağaç kesimlerini ve kamulaştırma kararlarını ulusal gündeme taşımayı başarmıştır. Tarım arazilerinin kömür sahasına dönüştürülmesine karşı hukuki ve toplumsal bilinci artırmak adına yaptığı çalışmalar, onu bölgedeki direnişin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Esra Işık’ın kimliği, bugün gelinen noktada hem bir evladın annesine desteği hem de bir yurttaşın doğasına sahip çıkma iradesi olarak simgelenmektedir.

Acele Kamulaştırma Kararı Ve Protestoların Şiddetlenmesi

Milas bölgesindeki linyit madeni sahalarının genişletilmesi amacıyla Akbelen Ormanı ve çevresindeki mülkler için alınan acele kamulaştırma kararı, İkizköy sakinleri için bardağı taşıran son damla oldu. Devletin stratejik enerji ihtiyacı gerekçesiyle aldığı bu karar, köylülerin yaşam alanlarını terk etmesi anlamına geldiği için büyük bir toplumsal tepkiyle karşılandı. 2026 yılının mart ayı sonunda bu kararın uygulanmaya başlanmasıyla birlikte, mahalle sakinleri ve çevre aktivistleri iş makinelerinin önüne geçerek tapulu arazilerini korumak için barışçıl eylemler başlattı.

Olayların seyrini değiştiren gelişme ise güvenlik güçlerinin kamulaştırılan alanlara giriş yapması ve protestocuların bu duruma direnmesiyle yaşandı. Günlerce süren arbede ve gergin bekleyişin ardından, resmi görevlilerin işlemlerine engel oldukları iddiasıyla aralarında Esra Işık’ın da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında yasal işlem başlatıldı. Kolluk kuvvetleri ile köylüler arasında yaşanan bu karşı karşıya gelme hali, hukuki sürecin sertleşmesine ve gözaltıların tutuklamaya dönüşmesine zemin hazırlayan temel olaylar silsilesini oluşturdu.

Adli Süreç Ve Esra Işık’ın Cezaevine Gönderilme Gerekçesi

31 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen protestoların ardından gözaltına alınan Esra Işık, çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme heyeti verdiği kararda, Işık’ın kamu görevlilerinin yasal işlemlerini icra etmesine mukavemet gösterdiği ve olayların resmi makamların görevini yapmasını engellediği yönündeki iddiaları temel aldı. Genç aktivist, ilk etapta Muğla E Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürülürken, güvenlik ve kapasite gibi gerekçelerle daha sonra İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'ne nakledildi.

Tutuklama kararının ardından avukatı vasıtasıyla bir mesaj yayımlayan Işık, dört duvar arasında olsa dahi doğa mücadelesinden vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Kamuoyuna iletilen bu mesajda, toprağın ve ağacın korunmasının bir suç değil, anayasal bir hak olduğu vurgusu yapıldı. Işık’ın sevk edildiği cezaevinden gelen haberler, ailesi ve destekçileri tarafından endişeyle beklenirken, hukukçular verilen tutuklama kararının ölçüsüz olduğu ve tutuksuz yargılanma ilkesinin ihlal edildiği yönünde itirazlarını dile getirmeye devam ediyorlar.

Aksaray'da yolcu otobüsü devrildi: 23 yolcu yaralandı!
Aksaray'da yolcu otobüsü devrildi: 23 yolcu yaralandı!
İçeriği Görüntüle

İkizköy Halkının Mücadelesi Ve İlerleyen Günlerdeki Eylem Planı

Esra Işık’ın tutuklanması İkizköy halkı ve çevre dernekleri üzerinde derin bir üzüntü yaratmış olsa da, bu durum direnişin sona ermesine değil aksine kenetlenmesine yol açtı. İkizköy sakinleri ve Akbelen gönüllüleri, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önünde yapmayı planladıkları kitlesel eylemleri bu gelişme üzerine kısa süreliğine ertelediklerini duyurdular. Ancak köylüler, verdikleri beyanatlarda hak arama hürriyetlerinin engellenemeyeceğini ve hem toprakları hem de tutuklu arkadaşları için hukuki zeminde savaşmaya devam edeceklerini belirttiler.

Bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri, Esra Işık’ın serbest bırakılması için imza kampanyaları ve çeşitli dayanışma etkinlikleri düzenleme hazırlığına girdi. Muğla ve çevre illerdeki baroların da sürece müdahil olmasıyla birlikte, önümüzdeki günlerde davanın seyrinin değişmesi ve Işık’ın özgürlüğüne kavuşması yönünde büyük bir beklenti oluşmuş durumda. İkizköy’ün sessiz ama kararlı çığlığı, genç aktivistin serbest kalmasıyla birlikte Akbelen Ormanı’nın derinliklerinde yeniden yankılanmaya devam edecek gibi görünüyor.