Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 için enerji alanında yeni bir uygulama hayata geçirilecek. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konferans alanında elektrik üretiminde kullanılacak jeneratörlerin ihtiyacını karşılamak amacıyla yerli biyodizel teminine özel izin verdi. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, uygulama kapsamında azami 3 milyon litre B100 biyodizelin yurt içindeki lisanslı üreticilerden doğrudan temin edilebileceğini açıkladı. Yerli biyodizel kullanımının, Türkiye’nin enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik hedeflerini uluslararası bir organizasyonda somut biçimde göstermesi açısından önemli olduğunu belirten Yılmaz, COP31’in iklim mücadelesindeki rolüne dikkat çekti.

“Ortak sorumluluk ve kararlılığın buluşma noktası olacak”

Konferansın yalnızca ülkelerin iklim politikalarını değerlendirdiği bir diplomasi platformu olmadığını, sürdürülebilir gelecek için somut uygulamaların da sergileneceği bir organizasyon niteliği taşıdığını ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin ev sahipliğinin önemini vurguladı. Yılmaz,

“İklim değişikliği, sınırları aşan etkileri nedeniyle bütün dünyanın ortak hareket etmesini gerektiren en önemli meselelerden biri. COP31'in Türkiye'de gerçekleştirilecek olması, ülkemizin küresel iklim mücadelesindeki sorumluluğunu ve katkısını ortaya koyması bakımından son derece kıymetli. Antalya'da dünyanın dört bir yanından gelecek temsilcileri ağırlarken, sürdürülebilirlik alanındaki hedeflerimizi yalnızca sözlerle değil, somut uygulamalarla da ortaya koymalıyız. Bu anlayışla, konferans kapsamında elektrik üretiminde yerli biyodizel kullanılmasını önemsiyoruz”

dedi.

Türkiye’de sigara yasakları yolda! O alanlarda içilmeyecek
Türkiye’de sigara yasakları yolda! O alanlarda içilmeyecek
İçeriği Görüntüle

Atık bitkisel yağlar enerji üretiminde değerlendirilecek

B100 biyodizelin çevresel ve ekonomik katkılarına da değinen Yılmaz, özellikle kullanılmış bitkisel yağların yeniden değerlendirilmesinin atık yönetimi ve döngüsel ekonomi açısından önem taşıdığını belirtti. Bu yağların çevreye ve su kaynaklarına zarar vermek yerine enerji üretiminde kullanılmasının, atık durumundaki kaynakların ekonomiye kazandırılmasına imkân sağladığını ifade etti. Yılmaz, sürdürülebilir hammaddeler ve uygun üretim süreçleriyle elde edilen biyodizelin yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunabildiğini kaydetti. Yerli üretim biyodizelin COP31 gibi uluslararası ölçekte önemli bir organizasyonda kullanılmasının, Türkiye’nin yenilenebilir yakıt alanındaki üretim ve tedarik kapasitesini tanıtmak açısından da değer taşıdığını söyledi.

Biyodizelin kullanımına özel şartlar getirildi

EPDK tarafından verilen özel izin, yalnızca COP31 organizasyonunda elektrik üretimi amacıyla kullanılacak jeneratörleri kapsıyor. Temin edilecek biyodizelin başka yakıtlarla karıştırılmasına, üçüncü kişilere satılmasına veya devredilmesine izin verilmeyecek. Ayrıca biyodizelin tedarik, kullanım ve iade aşamalarının tamamı kayıt altına alınacak. Böylece yakıtın hangi süreçlerde ve hangi amaçla kullanıldığı izlenebilecek. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, uygulamanın sürdürülebilir enerji çözümlerinin yaygınlaştırılması ve yerli yenilenebilir yakıt üretiminin desteklenmesi bakımından örnek oluşturacağını belirterek Türkiye’nin enerji dönüşümüne yönelik çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.

Kaynak: İHA