Antalya’da son 3 ayda botoks uygulamalarının ardından rahatsızlanan 16 kişinin Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde tedaviye alınmasının ardından, benzer şikayetler yaşayan başka kişiler de hastaneye başvurdu. Hastaneye gelen kişilerden B.J. (35), ilk kez botoks yaptırdığını ve işlemin doktorun evinde gerçekleştirildiğini öne sürdü.

Hastaneye başvurdu
İşlemden 3 gün sonra göz kapağında düşme, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü yaşamaya başladığını anlatan B.J., şikayetleri nedeniyle farklı hastanelere başvurduğunu söyledi. Haberlerde kendisiyle benzer belirtiler gösteren hastaları görmesinin ardından AÜ Hastanesi’ne gelen B.J., burada tedavi altına alındı.
Botoks işlemini daha önce çalıştığı klinik grubunda tanıştığı bir doktorun evinde yaptırdığını aktaran B.J.,
“Daha önce çalıştığım yerde bir doktorla tanıştım. Kendisi İstanbul’dan gelmişti ve yaklaşık 2 ay önce Antalya’da çalışmaya başlamıştı. Öncelikle birkaç seans saç mezoterapisi yaptırdım. Doktor, işlemleri evde de yapabileceğimizi söyledi. Hem saç mezoterapisi hem de botoks yaptırdım. İşlemden 3 gün sonra göz kapağımda düşme, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü başladı"
dedi.
"Ürünlerin sahte olduğunu düşünüyorum"
Benzer şikayetleri yaşayan kadınlarla ilgili haberleri gördükten sonra hastaneye başvurduğunu söyleyen B.J., işlemi yapan doktorla da görüştüğünü belirtti.
B.J.,
“Haberlerde benimle aynı sorunları yaşayan başka kadınlar olduğunu gördüm. Bunun üzerine acil servise başvurdum ve tedavime başlandı. Ben işlemi yapan doktora sordum. Bana yeni bir ürün firmasıyla anlaşma yaptıklarını söyledi. Kullanılan ürünlerin sahte olduğunu düşünüyorum. Sağlık Bakanlığı’nın bu ürünleri araştırmasını istiyorum"
ifadesini kullandı.
“Bakanlık onaylı 2 botulinum toksini var”
AÜ Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Babür Dora, botulinum toksininin yaygın kullanılan bir madde olduğunu, nöroloji alanında da çeşitli amaçlarla uygulandığını söyledi.
Prof. Dr. Babür Dora,
“Botulinum toksini çok yaygın olarak kullanılıyor. Biz nörolojide de çok kullanıyoruz. Bu zehirlenmeleri, daha çok kozmetik amaçlı uygulama yaptıran kişilerde görüyoruz. Genellikle bu durum, uygulamayı yapan kişiyle ve kullanılan botulinum toksininin markasıyla ilgili. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış iki tane botulinum toksini var. Herhangi bir doktor bile şu anda eczaneye gidip botulinum toksini satın almak istediğinde alamıyor. Bu nedenle merdiven altı uygulamalarda kullanılan botulinum toksinlerinin çoğu sahte"
diye konuştu.

“Dünyadaki en güçlü zehir”
Botulinum toksininin yanlış dozda uygulanmasının zehirlenmeye yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Babür Dora, uygulamaların hekimler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
Dora, şu değerlendirmede bulundu:
“Doktor, normalde uygulamak istediği üniteden fazlasını uygulayabiliyor. Bu durumda da botulinum toksini zehirlenmesi ortaya çıkıyor. Botulinum toksini uygulamalarını öncelikle hekimlerin yapması gerekiyor. Bunun eğitimini almış nöroloji uzmanları, plastik cerrahlar ve dermatologlar uygulayabiliyor. Üroloji ve fizik tedavi gibi başka tıp branşlarında da kullanılıyor. Fizik tedavi uzmanları, kas kasılması için uygulayabiliyor. Her tarafta güzellik merkezleri var ve buralarda peynir ekmek gibi botulinum toksini uygulamalarının yapıldığını görüyoruz. Bu tür zehirlenme vakalarının engellenmesi için yasal düzenleme gerekiyor."
“Halk sağlığı sorunu haline geldi”
AÜ Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan da acil servise yeni vakaların gelmeye devam ettiğini belirtti. Doğan, hastalardan birinin durumunun kritik olması nedeniyle yatırılarak tedavi altına alındığını, hastada yutma ve konuşma güçlüğü görüldüğünü aktardı.
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan,
“Acil servise yeni vakalarımızın da geldiğini görüyoruz. Bunlardan biri yine kritik durumdaki bir hastaydı ve yatırmak zorunda kaldık. Hastamızda yutma ve konuşma güçlüğü vardı. Aslında bu, basit bir güzellik ürünü ya da sıradan bir krem değil. Cilt altına verilen, sinir-kas kavşağını olumsuz yönde etkileyen, iletiyi bozan ve kasları felç eden bir nörotoksin. Bu durum bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Diğer hastanelerde de benzer vakalar olduğunu öğrendik. Bu tür uygulamaların yalnızca uzman kişiler tarafından, menşei bilinen ürünlerle ve kontrollü yapılması gerekiyor"
ifadesini kullandı.
"Hastalar yutma ve nefes darlığıyla geliyor"
Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen Ünal, hastaların acil servislere çoğunlukla yutma güçlüğü ve nefes darlığı şikayetleriyle başvurduğunu söyledi.
Prof. Dr. Aslıhan Yürüktümen Ünal,
“Başvuran hastalar; yutma güçlüğü ve nefes darlığıyla geliyor. Tek göz kapağında düşüklük olabiliyor. Tek taraflı uygulamaya yakın alanlardaki kas güçsüzlüğünden çok korkmuyoruz. Bu zaten beklenen sonuç. Ama bunun zaman içerisinde ilerlemesi, simetrik hale gelmesi, uygulama alanından uzaktaki kasları tutması, kaygı duyduğumuz şeyler"
dedi.
Uzmanlardan hasta güvenliği uyarısı
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel ise botoks uygulamalarında hekimlerin eğitim ve sertifikasyon şartlarını karşılamasının, işlemi doğru endikasyonla ve uygun koşullarda gerçekleştirmesinin önemini vurguladı.
Hasta güvenliğine dikkati çeken İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel ise
“Uygulayıcı hekimler açısından baktığımızda ise gerekli eğitim ve sertifikasyona sahip olmak, işlemi doğru endikasyonla ve uygun koşullarda gerçekleştirmek temel sorumluluklar arasındadır. Bununla birlikte, uygulama sonrasında gelişebilecek komplikasyonların zamanında tanınması ve uygun şekilde yönetilmesi de büyük önem taşımaktadır"
diye konuştu.





