Antalya’da epilepsi hastalığı nedeniyle yaşam kalitesi ciddi şekilde düşen üç hasta, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen farklı cerrahi müdahaleler sonrası yeni bir hayata adım attı. İlaçlara dirençli nöbetlerle mücadele eden hastalar, operasyonların ardından nöbetsiz bir sürece girdi.

Epilepsi hastalarından nefes alamadığı için yoğun bakıma kaldırılan Mümin Top, kilo kaybı nedeniyle 30 kiloya kadar düşen ve tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalan İlayda Bilir ile şiddetli nöbetleri ilaçlarla kontrol altına alınamayan Servet Ahşun’a, AÜ Tıp Fakültesi’nde farklı cerrahi yöntemler uygulandı. Operasyonların ardından Top, Bilir ve Ahşun’un nöbetleri sona erdi. Hastalar ve aileleri, sürece katkı sunan hekimlere teşekkür etti.

E P I L E P S I I L E M U C A D E L E E D E N 3 H A S T A F A R K 1184561 351947

Üç hastaya üç ayrı cerrahi yöntem

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Çakın, epilepsinin, halk arasında bilinen adıyla “sara” hastalığının, ilaca dirençli olması durumunda üç farklı cerrahi seçeneğin gündeme geldiğini söyledi.

Doç. Dr. Hakan Çakın epileptik odağın çıkarılması, nöbet yayılım yollarının kesilmesiyle nöbet sıklık ve şiddetinin azaltılmasına yönelik cerrahi ile vagal sinir stimülasyonu (pil uygulaması) yöntemlerinin uygulandığını belirtti.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı olarak 2022’den bu yana 35 hastaya epilepsi cerrahisi, 12 hastaya ise pil uygulaması yapıldığını aktaran Doç. Dr. Çakın,

“Kafatasını açtığımız, beyin üzerinde yaptığımız tüm ameliyatlar genel olarak zor ameliyatlardır. Özellikle hafızanın işlendiği önemli bölgelerin bulunduğu yerlerin cerrahileri zor cerrahiler. Sonrasında yoğun bakıma mutlaka alıyoruz”

diye konuştu.

E P I L E P S I I L E M U C A D E L E E D E N 3 H A S T A F A R K 1184566 351947

"Cerrahiye konsey karar veriyor"

Epilepsi hastalarının hangi cerrahi yönteme uygun olduğunun konsey tarafından belirlendiğini ifade eden Doç. Dr. Çakın, süreci şöyle anlattı:

“Hastanın tetkiklerini konseyde yer alan radyolojiden Prof. Dr. Utku Şenol inceliyor. Psikiyatriden Hocamız Doç. Dr. Ali Erdoğan hastayı değerlendiriyor ve hastanın hangi tip cerrahiden fayda göreceğine birlikte karar veriyoruz. Doğru karar, doğru hasta seçimi ve doğru cerrahi seçimi sayesinde, hastalar da bu cerrahilerden fayda görüyor.”

Mümin Top’ta acil cerrahi kararı

Sürekli nöbet geçirme haliyle acil servise başvuran Mümin Top’un durumunun kritik olduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Çakın, yoğun bakımda ilaçlarla “status”tan (kesilmeden devam eden uzun nöbet) çıkarıldıktan kısa süre sonra yeniden aynı tabloya girdiğini söyledi.

Bilincini kaybederek mekanik ventilatöre bağlanan Top için acil cerrahi kararı alındığını belirten Doç. Dr. Çakın,

“Bu epileptik atakların arasının çok az olması ve çok dirençli epilepsi olması, Mümin'in yemesini, içmesini, hatta kendi nefesini almasını bile zor durumda bırakıyordu”

dedi.

Uygulanan operasyonu anlatan Çakın, beynin ortasında yer alan “korpus kallozum” bölgesindeki yerde sağ beyin ve sol beyin arasındaki bağlantının kesildiğini, böylece elektriksel geçişin azaltıldığını ve nöbetlerin durdurulduğunu ifade etti.

E P I L E P S I I L E M U C A D E L E E D E N 3 H A S T A F A R K 1184563 351947

İlayda Bilir’e pil uygulaması

İlayda Bilir’de lezyon bulunmadığı için nöromodülatör bir cihaz olarak pil uygulaması yapıldığını belirten Doç. Dr. Çakın, yöntemi şu sözlerle anlattı:

“Pil, göğüs ön duvarına yerleştiriliyor ve bir kablo cilt altından ilerletilerek boyunda şah damarının yanından devam eden ve beyinden çıkan vagus sinirine bağlanıyor. Bu sinirin üstüne elektrotları doluyoruz. Bu pil beyne, bu sinir aracılığıyla direkt ileti yollayarak beyinde düşük doz elektriksel ileti olarak nöromodülasyona neden oluyor ve epilepsi nöbeti sıklığını ve şiddetini azaltabiliyor ya da tamamen durdurabiliyor.”

Servet Ahşun’da ise hipokampusta lezyon saptandığını belirten Doç. Dr. Çakın, “Şakak lobuyla beraber temporal bölgedeki lezyon olan bölgeyi çıkardık” diyerek rezeksiyon cerrahisi uyguladıklarını aktardı.

Görülme oranı yüzde 1 ile yüzde 3

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, epilepsinin beyindeki sinir hücrelerinde anormal elektriksel aktivite dalgalanmaları ve deşarj sonucu, ani ve kontrol edilemeyen kasılmalar, istemsiz hareketler ile bilinç kaybı gibi nöbetlerle seyreden bir beyin hastalığı olduğunu söyledi.

Hastalığın çocukluk ve yaşlılık döneminde daha sık görülebildiğini belirten Prof. Dr. Doğan, çocukluk çağında öğretmenlerin ders başarısındaki düşüş ve boş bakmaları fark ederek aileleri uyarabildiğini, yaşlılık döneminde ise yemeden içmeden kesilme, dalma ve boş bakma gibi belirtilerin ortaya çıkabildiğini ifade etti.
Prof. Dr. Doğan,

“Hastalığın toplumda görülme sıklığı yüzde 1 ile yüzde 3 ama belli yaşlarda yüzde 4’lere çıktığını biliyoruz”

dedi.

E P I L E P S I I L E M U C A D E L E E D E N 3 H A S T A F A R K 1184565 351947

“Bizler terzi gibiyiz”

Epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, hastalığın kontrol altına alınmasıyla hastaların normal yaşamlarını sürdürebildiğini belirtti.

“Bütün hastalar ömür boyu ilaç kullanmıyor" diyen Prof. Dr. Doğan,

"Kimisi cerrahi geçiriyor ve 2 yıldan sonra ilacı kesebiliyoruz. Bizler terzi gibiyiz aslında. Herkesin gömleği farklı, rengi farklı. Her hasta farklı. Hastaların yüzde 70'i sadece ilaçla düzelebiliyor zaten. Yüzde 30'u ise medikal yanıtı olmadığı için cerrahi uygulanan hastalar”

şeklinde konuştu.

Doğan, cerrahi sonrası nöbetleri sona eren Mümin Top, İlayda Bilir ve Servet Ahşun’un takiplerinin sürdüğünü, düşük dozda devam eden ilaç tedavilerinin de sonlandırılacağını kaydetti.

Ramazan’da spor yapanlara önemli uyarı
Ramazan’da spor yapanlara önemli uyarı
İçeriği Görüntüle

E P I L E P S I I L E M U C A D E L E E D E N 3 H A S T A F A R K 1184564 351947

Hastalar ve ailelerinden teşekkür

Yoğun bakım sürecini hatırlamadığını belirten Mümin Top, “Allah'a şükür kendimi iyi hissediyorum” dedi.

İlayda Bilir’in annesi Canan Bilir (43), kızının doğum sırasında oksijensiz kalmaya bağlı beyin felci geçirdiğini ve 24 yıldır epilepsi ile mücadele ettiklerini söyledi.

İlaçların artık etkisiz kaldığını belirten anne Bilir,

“Bütün ilaçları neredeyse kullandık diyebilirim. En son artık ilaçlar fayda etmedi. Nöbetler ağırlaştı. Güçten düştü, kilodan düşmeye başladı. En son tekerlekli sandalye kullanmaya başladık”

ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan’ın cerrahi seçeneğini gündeme getirdiğini aktaran Canan Bilir,

“O aşamamız mucize gibi diyebilirim. Hemen karar verdik. 2 yıl oldu operasyon geçireli. Şu anda çok iyi. Nöbetler durdu. Artık yürüyebiliyor. Bu günümüze çok şükür, elhamdülillah. Daha da iyi olacağına da sonsuz inanıyoruz. Hocalarımıza teşekkür ederiz iyi ki varlar”

diye konuştu.

Yaklaşık 1,5 yıl ilaç tedavisi gördüğünü ve 2 yıl önce ameliyat kararı alındığını söyleyen Servet Ahşun (42) ise

“Ameliyattan sonra çok iyiyim şükür. Hocalarımdan Allah razı olsun. Çok uğraştılar”

dedi.

Kaynak: DHA