Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan ve Serhendi Vakfı ile Nezir Derneğinin kiracısı olduğu taşınmaz hakkında verilen tahliye kararının kesinleşmesinin ardından kurumlar, kamuoyuna yönelik açıklama yaptı. Açıklamada, taşınmazın 2000’li yıllarda gönüllülerin yardımlarıyla satın alındığı belirtilirken tapunun bir kişi adına kaydedildiği ve daha sonra üçüncü kişilere devredildiği öne sürüldü.

“Kira bedelleri eksiksiz ödendi"
Taşınmazın satın alınma sürecine ilişkin bilgi verilen açıklamada, kira ödemelerinin eksiksiz yapıldığı ifade edildi. Serhendi Vakfı ve Nezir Derneği, yasal hakları kapsamında ilk derece mahkemesinin kararına itiraz ettiklerini, ancak yargı sürecinin aleyhlerine kesinleştiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
"Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde kiracısı konumunda bulunduğumuz taşınmaz hakkında tarafımıza tebliğ edilen tahliye kararına ilişkin, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla bu açıklamayı yapma ihtiyacı doğmuştur.
Söz konusu taşınmaz, 2000'li yıllarda tamamen ümmetin ve gönüllülerimizin yardımlarıyla satın alınmıştır. Bu süreçte kira bedelleri tarafımızca eksiksiz ve faizleriyle birlikte ödenmiştir. Türk Borçlar Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bizlere tanıdığı yasal haklar çerçevesinde ilk derece mahkemesinin kararına itiraz edilmiş; ancak gelinen noktada yargı süreci aleyhimize kesinleşmiştir."
Kesinleşen karara saygı duyduklarını bildiren kuruluşlar, “Devlete ve hukuka itaat, yolumuzun ve inancımızın en temel esaslarındandır” ifadelerini kullandı. Açıklamanın devamında ise “Bu doğrultuda kesinleşen yargı kararına saygı duyduğumuzu belirtmek isteriz” denildi.

“Yardımlarımız kesintisiz devam etmektedir"
Serhendi Vakfı ve Nezir Derneği'nin insani yardım faaliyetlerine değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Serhendi Vakfı ve Nezir Derneği olarak, sivil toplum kuruluşları arasında ülkemizde ve dünyada en geniş çaplı insani yardım faaliyetlerini yürüten kurumlardan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Bugüne kadar açılan onlarca su kuyusu, bakımı üstlenilen binlerce yetim, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan binlerce kurban emaneti, Filistinli mazlumlara sağlanan barınma desteği ile ayni ve nakdi yardımlarımız kesintisiz bir şekilde devam etmektedir."
"Tapuyu üçüncü kişilere devretmiştir"
Serhendi Vakfı ve Nezir Derneği tarafından yapılan açıklamada, tapu sahibi olduğunu belirttikleri kişinin taşınmazı şahsi mülkü olarak değerlendirdiğini ve üçüncü kişilere devrettiğini söyledi. Açıklamada, binanın en başından beri ortak kullanım, hayır faaliyetleri ve ibadet amacıyla yapıldığı belirtilerek,
"Görünüşte kiracısı olarak bulunduğumuz bu bina, aslında binlerce gönüllümüzün ortak katkılarıyla inşa edilmiştir. Dönemin şartları gereği tapu kaydı tek bir şahıs üzerine yapılmak durumunda kalınmış ve o dönem herkesin "güvenilir kişi" olarak gördüğü bir kişiye tapu mülkiyeti emanet edilmiştir. Ne var ki, bugün gelinen noktada bu şahıs, emanete riayet etmeyerek taşınmazın şahsi mülkü olduğunu iddia etmiş ve tapuyu üçüncü kişilere devretmiştir. Bu bina, en başından beri halkımızın ortak kullanımı, hayır faaliyetleri ve ibadetlerini eda edebilmeleri amacıyla inşa edilmiştir. Böylesine ulvi bir niyetle hayata geçirilen bir mekânın şahsi menfaatlerle devredilmesi, mülkiyetinin sahiplenilmesi binlerce üyemizin ve gönüllümüzün mağduriyetine yol açmıştır"
denildi.
“Adaletin tecelli etmesini istiyoruz"
Açıklamanın sonunda yaşanan sürecin bir mal mülk davası olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Serhendi Vakfı ve Nezir Derneği, ortak değerlere sahip çıkılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamanın devamında şu sözlere yer verildi:
“Buradaki temel gayemiz, büyüklerimizin de buyurduğu üzere asla bir mal mülk davası değil; ümmetin, yetimin ve ihtiyaç sahibinin hakkı olan ortak değerlere sahip çıkmaktır. Ümmetin malı, kimsenin şahsi baba mirası değildir. Yaşadığımız bu hak kaybının ve mağduriyetin giderilmesi, adaletin tecelli etmesi adına konuyu kamuoyunun vicdanına arz ederiz.





