Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze hava değişiminin hastalıklara davetiye çıkardığını söyledi. İbze, mevsim geçişlerinde artan polen yoğunluğu ve sıcaklık dalgalanmalarının üst solunum yolu hastalıklarını artırdığını belirterek, maske kullanımı ve alerjenlerden korunmanın önemine dikkat çekti.
Mevsim geçişlerinde yaşanan ani sıcaklık değişimleri ve artan polen yoğunluğu, özellikle üst solunum yolu hastalıklarında artışa neden oldu. Geçiş dönemlerinde vatandaşların sıkça üşütme, alerjik reaksiyon ve öksürük şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirten AÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Süleyman İbze, vatandaşların öncelikle aile sağlığı merkezlerine başvurmaları ve alerjenlere karşı korunma önlemlerini artırmaları gerektiğini vurguladı.
"Ani hava değişimleri hastalıklarını artırıyor"
Mevsim geçişlerinde görülen ani sıcaklık değişimleri ve polen artışının sağlık sorunlarını tetiklediğini ifade eden İbze, bu süreçte vatandaşların üst solunum yolu hastalıkları şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirtti.
Hava değişiminin hastalıklara davetiye çıkardığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi İbze,
"Mevsim geçişleri, adaptasyon sürecimizi etkileyen dönemlerdir. Şu anda da sabah güneş açıyor, sonra hava değişiyor. Sabah soğuk, öğlen daha sıcak oluyor. Bu durum hem vücudumuzun fizyolojik adaptasyonunu hem de günlük davranışlarımızı etkiliyor. Ayrıca bu dönem doğanın adeta uyandığı bir zaman. Bu süreçte polenler havada yoğun şekilde dolaşıyor. Hava bir esiyor, bir duruyor. Tüm bunlar bazı hastalıklara zemin hazırlıyor. Özellikle hava sıcaklığındaki ani değişimler, üst solunum yolu hastalıklarını artırıyor. Bu nedenle acil servislere başvurularda artış görüyoruz. İnsanlar ne giyeceklerine karar veremiyor. Bazen üşüyor, bazen terliyor ve bu da hastalanmalarına neden oluyor"
diye konuştu.
"Alerjik reaksiyonlar sık görülüyor"
En sık karşılaştıkları durumların enfeksiyonlar olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi İbze, mevsim geçişlerinde maske takmanın önemine değindi.
İbze,
"En sık karşılaştığımız durumlar enfeksiyonlar oluyor. Bunun yanında polen ve diğer alerjenlerin artmasıyla birlikte alerjik reaksiyonlar da sık görülüyor. İnsanlar hem daha fazla dışarıda vakit geçiriyor hem de havadaki alerjen miktarı arttığı için daha çok etkileniyorlar. Burun akıntısı, gözlerde sulanma, hapşırık gibi belirtiler sıkça görülüyor. Bu durumlar bazen enfeksiyonla karıştırılabiliyor. Özellikle alerjiye yatkın bireylerde bu şikayetler daha sık ortaya çıkıyor. Tedavide genellikle antialerjik ilaçlar kullanılır. Bunun yanı sıra alerjenle temasın azaltılması çok önemlidir. Dışarı çıkarken maske kullanımı gibi önlemler faydalı olabilir"
dedi.
Solunum yolu sıkıntısı yaşayanlar dikkat!
Astım gibi solunum yolu hastalığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan İbze, ciddi durumlarda nefes darlığı gelişebileceğini ve bunun acil başvuruların önemli bir kısmını oluşturduğunu söyledi.
Astım gibi üst solunum yolu sıkıntısı yaşayanların sağlık kuruluşlarına mutlaka başvurması gerektiğini söyleyen Dr. İbze,
"Daha ciddi durumlarda ise astım gibi solunum yolu hastalıkları olan kişilerde nefes darlığı gelişebilir ve bu durum acil başvuruların önemli bir kısmını oluşturur. Bu kişilerin alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmaları gerekir. Ayrıca bu dönemde sebepsiz öksürükler de sık görülür. Bunlar genellikle alerjik kökenlidir. Bu süreçte yapılması gereken en önemli şey, alerjen temasını azaltmaktır. Maske kullanımı ve ani sıcaklık değişimlerinden korunmak, mukozal bariyerin adaptasyonu açısından önemlidir. Şikayetler olduğunda öncelikle birinci basamak sağlık kuruluşlarına, yani aile sağlığı merkezlerine başvurulmalıdır. Acil servisler ise gerçekten acil durumlar için tercih edilmelidir."
ifadesini kullandı.
"Ev temizliğine dikkat edilmeli"
Mevsimsel alerjide bir risk grubu olmadığını, ancak daha önce alerjik reaksiyon yaşamış bireylerin artık risk grubunda olduğunu söyleyen İbze, risk grubundaki vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Özellikle astım gibi akciğer hastalığı olan kişilerin bu dönemde daha hassas olduğunu dile getiren İbre,
"Genetik olarak doğrudan bir geçiş olmasa da ailede benzer öykülerin olması riski artırabilir. Bu nedenle bu bireylerin daha dikkatli olması gerekir. Bu dönemde insanlar doğaya daha çok çıkıyor. Ancak yeni bitkiler, ağaçlar, böcekler veya hayvanlarla temas da alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Bu konuda da dikkatli olunmalıdır. Ev ortamı da bu açıdan önemlidir. Ev akarları en sık görülen alerjenlerdendir. Bu nedenle ev temizliğine dikkat edilmeli, düzenli havalandırma yapılmalıdır. Bu önlemler alerjik reaksiyonların oluşmasını veya tekrarını azaltacaktır"
diye konuştu.