Antalya, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık tarihi geçmişiyle de göz kamaştıran bir şehir. Bu toprakların üzerinde yaşayan insanların kökeni, tarihi süreçte pek çok medeniyetin izlerini barındırıyor. İşte Antalyalıların tarihi serüvenine ışık tutan çarpıcı detaylar!
Antalya’nın tarihi, MÖ 3000’lere kadar uzanıyor. Bölge, Paleolitik Çağ’dan itibaren yerleşim alanı olarak kullanılmış. Özellikle Karain Mağarası, buradaki ilk insan izlerini ortaya koyan önemli bir arkeolojik alan. Antalyalıların kökenine dair ilk bilgiler, Likyalılar, Pamfilyalılar ve Pisidyalılar gibi antik topluluklarla bağlantılı.
Antalya’nın bulunduğu bölge, antik çağda Pamfilya olarak anılıyordu ve kelime anlamı “Tüm Kavimlerin Ülkesi”ydi. Bu isim, bölgenin farklı etnik grupların bir arada yaşadığı çokkültürlü yapısına işaret ediyor.
Antalya, MÖ 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos tarafından keşfedildi ve Attaleia adıyla anılmaya başlandı. Şehir, kısa sürede bir liman kenti olarak önem kazandı. Helenistik ve Roma dönemlerinde bölgeye pek çok yerli halk yerleşti ve bu da Antalyalıların etnik çeşitliliğini artırdı.
Roma İmparatorluğu’nun bölgeye yerleşmesiyle birlikte Antalyalılar, Roma kültürüyle yoğruldu. Özellikle Perge ve Aspendos gibi antik kentlerdeki kalıntılar, o dönemki zengin kültürel yaşamın izlerini yansıtıyor.
11.yüzyıldan itibaren Selçuklular, Antalya topraklarında etkili olmaya başladı. 1207 yılında şehir, Selçuklular tarafından fethedildi ve Türklerin bölgeye kalıcı olarak yerleşmesi bu dönemde gerçekleşti. Antalya Kalesi ve Yivli Minare, Selçuklu döneminin izlerini günümüze taşıyan önemli eserler arasında.
Osmanlı döneminde Antalya, ticaret yollarının üzerinde yer alan önemli bir liman şehriydi. Bu dönemde bölgeye Anadolu’nun çeşitli yerlerinden göçler oldu ve Antalyalıların kökeni daha da çeşitlendi.