Antalya, sadece denizi, güneşi ve tarihi kalıntıları ile değil, yer altında gizlenen inanılmaz dünyasıyla da hayran bırakıyor. Şehrin yer altında saklı olan bu gizemli mekanlar, tarih ve doğanın muhteşem uyumunu gözler önüne seriyor.
Antalya’da bulunan yer altı şehirleri, Likya, Roma ve Bizans dönemlerine kadar uzanan derin bir tarihe sahip. Bu şehirlerin başlıca amacı, savaş ve istilalar sırasında halkın sığınabileceği güvenli alanlar oluşturmaktı. Kayalara oyularak yapılan bu kompleks yapılar, barınak, depo, ibadethane ve yaşam alanlarından oluşuyor.
Antalya’nın en dikkat çeken yer altı şehirlerinden biri, Şehrin kuzeyinde bulunan ve son yıllarda turizme açılan Kocain Mağarası. Bu devasa yer altı yapısı, çok katmanlı tünelleri ve dev sütunlarıyla ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor.
Antalya’daki yer altı şehirleri, hem insan eliyle şekillendirilmiş hem de doğanın mucizesi olan oluşumları bir arada sunuyor. Bu yapılar, zamanın zor koşullarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış. Dar ve uzun tüneller, havalandırma şaftları, gıda depoları ve su kuyuları yer altında bile yaşamın ne kadar detaylı planlandığını gösteriyor.
Bunun yanı sıra, doğanın kendi işini yaparak oluşturduğu sarkıtlar ve dikitler, ziyaretçilere adeta bir sanat galerisi hissi yaşatıyor. Bu alanlar, sadece tarih severlerin değil, doğa fotoğrafçılarının da ilgi odağı haline gelmiş durumda.
Antalya’nın yer altı şehirleri, son yıllarda artan turizm faaliyetleriyle gün yüzüne çıkarılıyor. Göz kamaştıran sahillerinin yanında bu yer altı dünya, Antalya’nın alternatif turizm rotalarından biri olma yolunda ilerliyor. Şehri ziyaret eden turistler, tarih ve doğanın büyülü atmosferini bir arada yaşayarak unutulmaz bir deneyim ediniyor.