Antalya, yalnızca sahilleri ve tarihi yerleriyle değil, aynı zamanda zeytin ağaçlarının binlerce yıllık hikayesiyle de dikkat çekiyor. Özellikle Demre ve çevresinde yer alan zeytinlikler, bölgenin geçmişini aydınlatan sessiz tanıklar olarak öne çıkıyor. “Zeytin Krallığı” olarak anılan bu bölge, hem tarım hem de kültür açısından eşsiz bir öneme sahip.
Antalya’nın bu eşsiz zeytin ağaçları, yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda medeniyetlerin izlerini taşıyan canlı tarih kitapları. Bölgedeki bazı zeytin ağaçlarının yaşı 2.000 yılı aşıyor. Bu ağaçlar, Likyalılar, Romalılar ve Bizanslılar dönemlerinde de aynı topraklarda ürün vermiş.
Demre ve çevresindeki zeytinlikler, Akdeniz’in en verimli topraklarından birinde yer alıyor. Bölgenin iklimi ve toprağı, zeytin ağaçlarının yüksek kaliteli yağ üretmesine olanak sağlıyor. Günümüzde buradan elde edilen zeytinyağları, uluslararası yarışmalarda ödüller kazanarak Antalya’nın tarım gücünü dünyaya tanıtıyor.
Zeytin Krallığı’nın bu görkemli ağaçları, yalnızca tarım değil, aynı zamanda efsanelerle de dolu. Yöre halkı, bazı ağaçların Likya Kralı Sarpedon’un emriyle dikildiğine inanıyor. Rivayete göre, bu ağaçlardan elde edilen zeytinyağı, hem kraliyet yemeklerinde hem de tıbbi amaçlarla kullanılıyordu.
Demre’de üretilen zeytinyağları, geçmişte olduğu gibi günümüzde de dünyanın dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle organik üretime yönelen yerel çiftçiler, hem çevre dostu yöntemlerle üretim yapıyor hem de bu eşsiz ürünün değerini artırıyor.
Son yıllarda bölge, “Zeytin Yolu” adlı bir proje ile turistlerin ilgisini çekiyor. Bu rota boyunca, ziyaretçiler hem zeytinliklerde yürüyüş yapabiliyor hem de geleneksel yöntemlerle zeytinyağı üretimini deneyimleyebiliyor. Ayrıca, zeytinyağı tadımları ve yerel yemekler, turistlere unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunuyor.