Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından "korunması gereken 200 ekolojik bölge" arasında gösterilen Kaçkar Dağları, doğa tutkunlarını büyülemeye devam ediyor. Yemyeşil doğası, temiz havası ve eşsiz manzaralarıyla alternatif turizmin gözde merkezlerinden biri olan Ayder, Pokut, Sal, Gito, Badara ve Huser yaylaları, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin akınına uğruyor.
Özellikle 2 bin 700 rakımlı Huser Yaylası, gün batımı ve bulut denizi manzarasıyla doğa fotoğrafçıları ve macera severler için unutulmaz anlar sunuyor. Gökyüzüyle iç içe bir atmosferde süzülen sis tabakaları, adeta bir masal diyarına yolculuk hissi veriyor.
Başkentten Huser Yaylası’na gelen doğasever Murat Yıldırım, manzaranın etkileyiciliğini şu sözlerle dile getirdi:
"Hayatım boyunca belki de bir daha böyle bir doğa harikasıyla karşılaşamayacağım. Huser Yaylası tam anlamıyla büyülü bir yer. Her gelişimde farklı bir atmosfer sunuyor. Sislerin arasında kaybolan manzaralar, insanın ruhuna işleyen bir güzellik taşıyor."
Rizeli Mehmet Balli ise Huser’de yaşadığı deneyimi şöyle paylaştı:
"Bulut denizini izlemek gerçekten büyüleyici. Buraya geldiğinizde doğayla bütünleştiğinizi hissediyorsunuz. Zorlukları olsa da, yolları biraz çetin olsa da Huser’in sunduğu manzara her şeye değiyor."
Rize İl Kültür ve Turizm Müdürü Esra Alemdaroğlu, bölgedeki yaylaların doğaseverler için eşsiz bir deneyim sunduğunu belirtti. Kampçılık, doğa yürüyüşleri, foto safari ve ekstrem sporlarla ilgilenenlerin tercih ettiği bu yaylaların, aynı zamanda bölgenin kültürel dokusunu keşfetmek isteyenler için de ideal olduğunu vurguladı.
"Kaçkarların eteklerinde yükselen bu yaylalar, tarihi kemer köprüleri, şelaleleri ve ahşap-taş yayla evleriyle ziyaretçilerine unutulmaz bir yolculuk vadediyor. Burada tadılan yayla balı, tereyağı ve peynir, doğanın sunduğu en saf lezzetler arasında yer alıyor. Bir fincan çay eşliğinde bu manzaraları izlemek, ziyaretçilerimize huzur ve dinginlik sunuyor."