Antalya denince akla genellikle deniz, kum ve güneş üçlüsü geliyor. Ancak kalabalıklardan uzak, doğayla baş başa, serin ve huzurlu bir tatil arayanlar için Saklıkent adeta saklı bir vaha gibi öne çıkıyor. Hem yaz sıcağından uzaklaşmak hem de oksijen dolu bir atmosferde dinlenmek isteyenlerin yeni adresi artık belli: Saklıkent Yaylası.
Antalya şehir merkezine sadece 50 kilometre uzaklıkta bulunan Saklıkent, 1.850 metre rakımıyla yaz aylarında bile serin kalan ender bölgelerden biri. Sabah Konyaaltı sahilinde denize girip, öğle saatlerinde Saklıkent’te doğa yürüyüşüne çıkmak mümkün. Bu özelliğiyle “bir günde dört mevsim” yaşatan nadir destinasyonlardan biri olma özelliği taşıyor.
Saklıkent, özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında bunaltıcı sıcaklardan kaçmak isteyen Antalyalıların ve tatilcilerin gözdesi haline geliyor. Geceleri serin olan bölge, klima ihtiyacını ortadan kaldırırken doğayla uyumlu taş evleri ve ahşap bungalov konaklama seçenekleriyle huzurlu bir atmosfer sunuyor.
Yayla yaşamının izlerini taşıyan Saklıkent’te yerel halkın ürettiği keçi peyniri, yayla tereyağı ve doğal ballar kahvaltı sofralarını süslüyor. Ziyaretçiler, yürüyüş parkurlarında zaman geçirebilir, çam ağaçlarının gölgesinde kitap okuyabilir ya da yıldızların altında kamp yapabilir.
Saklıkent yalnızca yaz aylarında değil, kış aylarında da Antalya’nın tek kayak merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Bu yönüyle dört mevsim turizme açık olması, bölgeyi benzersiz kılıyor. Doğa sporları, dağ bisikleti, fotoğrafçılık ve botanik yürüyüşleri için de oldukça uygun bir yapıya sahip.
Antalya’nın merkezinden uzak, gürültüsüz ve sakin bir atmosfer arayanlar için Saklıkent, her geçen yıl daha fazla tercih edilen bir destinasyon haline geliyor. Masmavi gökyüzü, çam ormanlarının yeşili ve temiz yayla havası eşliğinde kendine vakit ayırmak isteyenler için Saklıkent, tam anlamıyla huzurun adresi.