Tarihte bugün ne oldu? 16 Temmuz
Tarihte bugün ne oldu? 16 Temmuz
İçeriği Görüntüle

Batı Karadeniz'in sanayi şehri olarak bilinen Karabük sadece demir çelik fabrikalarıyla değil aynı zamanda damaklarda iz bırakan derin mutfak kültürüyle de dikkat çekiyor. Bölgenin coğrafi yapısı ve tarihsel birikimi yemek çeşitliliğinin temel taşlarını oluştururken bu lezzetler arasında bir tanesi var ki şehre gelen her misafirin mutlaka denemesi gereken bir sembol haline gelmiştir. Karabük denilince akla ilk gelen ve şehrin gastronomi kimliğini belirleyen en temel unsur bölgenin yerel otlarından hamur işlerine kadar uzanan geniş bir yelpazedir.

Karabük mutfağının en meşhur yemeği hangisidir sorusunun cevabı aslında tek bir tabağa sığmayacak kadar zengindir ancak Safranbolu bükmesi bu listede açık ara öne çıkmaktadır. İncecik açılan hamurun içerisine yerleştirilen özel iç harç ve taş fırınlarda odun ateşinde pişirilmesi bu yemeği diğer hamur işlerinden ayıran en büyük özelliktir. Şehrin her köşesinde kokusu duyulan bu eşsiz lezzet yerel halkın günlük yaşamının ve özel günlerinin vazgeçilmez bir parçası olarak asırlardır varlığını sürdürmektedir.

Safranbolu Bükmesi Ve Geleneksel Hazırlanış Süreci

Karabük mutfağının parlayan yıldızı olan Safranbolu bükmesi özenle seçilen malzemelerin bir araya gelmesiyle hayat bulur. Bu özel böreğin en büyük sırrı iç harcında kullanılan ıspanak veya kıymanın yanı sıra hamurunun ne çok kalın ne de çok ince olmasıdır. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan bükmeler mahalle fırınlarına götürülerek odun ateşinde ağır ağır pişirilir ve bu süreç yemeğe o özgün isli tadını verir. Safranbolu sokaklarında sabahın erken saatlerinde başlayan bu fırın mesaisi şehrin yaşayan bir geleneği olarak günümüzde de tüm canlılığıyla devam etmektedir.

İçerisinde genellikle bol soğan ve yöreye has baharatlarla tatlandırılmış kıyma ya da peynir bulunan bükme yanında ev yapımı yayık ayranı ile servis edildiğinde tam bir ziyafet sunar. Hamurun üzerine sürülen hakiki tereyağı pişme esnasında dış katmanın çıtır çıtır olmasını sağlarken iç kısmın yumuşak ve sulu kalmasına yardımcı olur. Bu dengeyi tutturmak ise yılların verdiği bir tecrübe ve el becerisi gerektirir ki Safranbolu’nun usta elleri bu sanatı nesilden nesile aktarmaya devam etmektedir.

Cevizli Yayım Makarnasının Sofralardaki Yeri Ve Önemi

Karabük’ün bir diğer meşhur lezzeti olan cevizli yayım elle kesilen eriştelerin tereyağı ve cevizle buluştuğu muazzam bir yemektir. Şehirde kış hazırlıkları kapsamında kadınların bir araya gelerek kestiği bu erişteler kurutulduktan sonra en doğal haliyle saklanır. Yemek yapılacağı zaman bol suda haşlanan yayımlar süzüldükten sonra üzerine gezdirilen kızgın tereyağı ile lezzet patlaması yaşatır. Üzerine serpilen bol miktardaki dövülmüş ceviz ise yemeğe hem kıtırlık hem de karakteristik bir aroma kazandırarak onu basit bir makarnadan çok daha fazlası haline getirir.

Bu yemeğin en önemli özelliği sunumunda saklıdır çünkü bazı yörelerde üzerine keş adı verilen sert kurutulmuş yoğurt rendelenerek servis edilir. Karabük sofralarında ana yemeklerin yanında garnitür olarak sunulabileceği gibi başlı başına doyurucu bir öğün olarak da tüketilir. Özellikle köy düğünlerinde ve bayram sofralarında büyük tepsilerde sunulan cevizli yayım yerel kültürün misafirperverliğini ve paylaşımcı ruhunu en iyi yansıtan unsurlardan biri olarak kabul edilir.

Perohi Ve Yoğurtlu Sosun Eşsiz Uyumu

Karabük mutfağının mantı benzeri ancak daha farklı bir yorumu olan perohi bölge insanının hamur işlerindeki yaratıcılığını kanıtlar niteliktedir. Klasik mantıdan farklı olarak içerisine süzme yoğurt ve nane karışımı eklenen bu hamur bohçaları suda haşlanarak pişirilir. İçerisindeki yoğurdun pişme esnasında hafifçe erimesi ve hamurla bütünleşmesi perohiyi diğer tüm mantı türevlerinden ayırır. Karabük’e özgü bu tat hafif ekşimsi aroması ve ferahlatıcı etkisiyle özellikle sıcak yaz günlerinde dahi sıklıkla tercih edilen bir öğündür.

Perohinin üzerine gezdirilen pul biberli ve tereyağlı sos tabağın görselliğini tamamlarken lezzetini de bir üst seviyeye taşır. Yapımı oldukça zahmetli olan bu yemek genellikle özel misafirler için hazırlanır ve Karabük evlerinin mutfaklarında bir gurur tablosu olarak sunulur. Şehirdeki restoranlarda da sıklıkla rastlanan perohi dışarıdan gelen turistlerin en çok merak ettiği ve denemek istediği yöresel tariflerin başında gelmektedir.

Safranlı Zerde Tatlısı Ve Kültürel Mirasın Tatlı Dokunuşu

Şehrin ismini aldığı değerli baharat safran Karabük mutfağının tatlılarında da kendine yer bulmaktadır. Safranbolu ile özdeşleşen safranlı zerde parlak sarı rengi ve kendine has kokusuyla sadece bir tatlı değil aynı zamanda bir prestij göstergesidir. Pirinç su ve şekerle hazırlanan bu hafif tatlıya son dokunuşu yapan safran ona hem şifa özelliği katar hem de görsel bir şölen sunar. Osmanlı mutfağından günümüze miras kalan bu lezzet Karabük'teki önemli törenlerin ve kutlamaların resmi tatlısı konumundadır.

Zerde tatlısı genellikle üzerine kuş üzümü ve dolmalık fıstık eklenerek soğuk servis edilir ve damaklarda ferah bir tat bırakır. Safranın dünyadaki en pahalı baharatlardan biri olması bu tatlıyı daha da özel kılarak Karabük’ün dünyaca ünlü gastronomik değerlerinden biri haline getirmiştir. Şehre gelenlerin Safranbolu lokumuyla birlikte en çok ilgi gösterdiği bu tatlı Karabük mutfağının ne kadar zarif ve köklü bir geçmişe sahip olduğunun en somut kanıtlarından biri olarak literatürdeki yerini korumaktadır.