Tutuklu yargılanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, cezaevinden yaptığı paylaşımda yaşadığı sürece ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Üçüncü kitabını cezaevinde kaleme aldığını belirten Böcek, çocukluk yıllarında babasını kaybetmesiyle hayatın zorluklarını erken yaşta tanıdığını ifade etti. Böcek, 5 Temmuz'da yaşadığını belirttiği düşüşün ardından ailesinin ve sevdiklerinin yanında olmadığını, ancak elinde güçlü bir kalem bulunduğunu dile getirdi. Yaşadıklarını yazmaya karar verdiğini belirten Böcek, üçüncü kitabının yaşadığı düşüş ve yüzleşmelerin sonucu olacağını söyledi.

"Bazı kişileri fazlasıyla rahatsız edecek"
Böcek, kitabında yer vereceği anlatımların bazı kişileri rahatsız edeceğini belirterek, yazdıklarının kişileri rahat ettirmek amacı taşımadığını söyledi. Cezaevinde geçirdiği süreçte yaşadıklarını, çevresindeki insanların tutumlarını ve kendisine yönelik davranışları kaleme aldığını aktardı. Böcek'in cezaevinden yaptığı açıklama şu şekilde:
"Düşenin dostu olmaz, düşte gör dostunu" sözünü ortaokul 2. sınıfta 13 yaşında babacığımı kaybettiğimde çok iyi anlamıştım. 5 Temmuz'da çok kötü düştüm. Ailem, sevdiklerim yok ama keskin bir kalemim vardı. Hayatımı yazmalıydım. Covid süreci gibi ateşi de ihaneti de görüyordum. Korkmadan yılmadan kimin ne düşündüğüne bakmadan tüm düşen, ezilen, canı yanan ve kendim olarak ne pahasına olursa olsun 3. kitabım o düşüşün ve yüzleşmenin sonucunu ortaya çıkaracaktır. Bu kitabımda yazdıklarım bazı kişileri fazlasıyla rahatsız edecek çünkü rahat etmeniz için yazmadım onları. İllüzyonlarınızı sarsacak sanmalarınızı yüzünüze çarpacak. Bu hayatta herkes bir gün yaptıklarıyla yüzleşecek. Gözlerinizi açtığınızda etrafınızda pervane olup cezaevinde unutanları, ihanet edenleri, fırsatçıları, işi bitti diyenleri, ziyarete gelip yanınızdayız deyip arkasına dönüp hesap kitap yapanları, kurtla avlanıp çoban kardeşle oturup yiyenleri, makam mevki sahibi yaptığım birkaçını, vefasızları ve bu zor süreçte hep yanımızda olan can dostlarımı, yol arkadaşlarımı, Antalya'mın güzel insanlarını da bu kitabımda görebileceksiniz. Hak, hukuk, adaleti yazıyorum. 5 Temmuz'da tutuklandım, 15. aya girdim gördüklerimi, duyduklarımı, yaşadıklarımı, bildiklerimi, hastaneleri, adli makamları, duruşmaları, yalan yanlış iftiraları, asılsız söylemlere inananları, yaşadığım haksızlıkları, maruz kaldığım ağır sözleri... Sırtıma yediğim hançerlerin beni defalarca öldürdüğünü de dost, akraba sandığım birkaçına da kırgın, kızgın ve o kadar da öfkeli olduğumu da ant olsun unutursam, her şeyi tek tek kaleme aldım. Aradığınız her şeyi eğip bükmeden dürüstçe 3. kitabımda bulacaksınız. Umutla, inançla, dirençle, sabırla. Halkımızın tertemiz sevgisi ve dualarıyla ayaktayım."
"Düşenin dostu olmaz, düşte gör dostunu" sözünü ortaokul 2. sınıfta 13 yaşında babacığımı kaybettiğimde çok iyi anlamıştım. 5 Temmuz'da çok kötü düştüm. Ailem, sevdiklerim yok ama keskin bir kalemim vardı. Hayatımı yazmalıydım. Covid süreci gibi ateşi de ihaneti de görüyordum.… pic.twitter.com/5LaQNgL5eD
— Muhittin Böcek (@BocekMuhittin) September 14, 2026
Kitabında yaşadıklarını anlatacağını söyledi
Böcek, üçüncü kitabında cezaevinde geçirdiği dönemde yaşadığını ve tanık olduğunu belirttiği olaylara yer vereceğini açıkladı. Hastanelerden adli makamlara, duruşmalardan kendisine yönelik olduğunu ifade ettiği suçlama ve söylemlere kadar pek çok konuyu kitabında anlatacağını belirten Böcek, yaşadığı haksızlıkları ve kendisine ağır geldiğini söylediği sözleri de kaleme aldığını aktardı. Açıklamasının sonunda kitabında yaşadıklarını eğip bükmeden ve dürüstçe anlatacağını belirten Böcek, umut, inanç, direnç ve sabır vurgusu yaptı. Böcek ayrıca Antalya halkının sevgisi ve dualarının kendisini ayakta tuttuğunu ifade etti.





