Antalya ve çevresinde son yıllarda mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava olayları, tarımsal üretimi zora sokmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda kirazı vuran don olayının ardından, bu yıl Mayıs ayında gerçekleşen beklenmedik kar yağışı ve şiddetli yağışlar, geniş tarım alanlarında ciddi hasara yol açtı. Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, yaşanan tarımsal kaybı ve çözüm yollarını değerlendirdi.

Elmalı'dan Gaziantep'e Hasar Bilançosu

Mevsim dışı hava olaylarının tarımsal üretimi oldukça zora soktuğunu belirten Ebru Kaçın, güncel durumla ilgili şu rakamları paylaştı:

"Geçtiğimiz günlerde Elmalı'da yaklaşık olarak 15 bin dönüm alan zarar gördü. Özelikle Karagöl ve Gölova bölgesinde zararımız var. Gölova'da yaklaşık bin dönüm alan sular altında kaldı. Bu alanların büyük bir kısmı hububattı. Açık alanda hasar gördük. Bunun dışında Niğde'de patateslerimiz kar altında kaldı. Orada karın erimesi ve filiz uçlarının bitgini kontrol ederek hasarın büyüklüğünün tespit edilmesi gerekmekte. Aynı zamanda da Güneydoğu'da Gaziantep bölgesinde ciddi bir dolu yağışı gerçekleşti. Orada da bir miktar zeytinlik, zeytin ağaçları ve fıstık, Antep fıstığı zarar gördü."

Antalya Hububat

Antalya’da toz etkisi sürecek, sağanak kapıda
Antalya’da toz etkisi sürecek, sağanak kapıda
İçeriği Görüntüle

"Çözüm için bilimi kullanmak zorundayız"

Doğa olaylarının etkisini minimuma indirmek için teknoloji ve mühendisliğin önemine değinen Kaçın, karar vericilere,

"Ülkemizde zaman zaman mevsim normallerinin dışında bu tür hava olaylarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu tarımsal üretimimizi oldukça zora sokan bir durum. Tabii bunun için çözümler arama noktasında bilimi kullanmak zorundayız. Daha dirençli tarım alanları oluşturmak için bizim dolusavarları kullanmamız, yağmur bulutlarını tohumlamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bizim tarımsal üretimde sistemde gördüğümüz en büyük eksiklik özellikle seralarda ziraat mühendislerinin herhangi bir proje çizmemiş olması"

diyerek çağrıda bulundu.

Antalya’nın toprağı sel sularıyla kayıp gidiyor

Türkiye’deki örtü altı yetiştiriciliğinin yüzde 40'ını gerçekleştiren Antalya’nın ciddi bir toprak kaybıyla karşı karşıya olduğunu belirten Kaçın,

"Geçtiğimiz Şubat ayında, Şubat ortasında yağan şiddetli yağmurlarda da çok ciddi toprak kaybının olduğunu bizler gözlemledik. Sularımız toprak rengine büründü. Her sene biz bunu yaşıyoruz ve gelinen noktada Antalya'da çok ciddi yüzde 17 civarında bir tarımsal üretim yapabileceğimiz toprak kaybı vardır. En az Antalya kadar bir alan bu sel ve su baskınlarından, yoğun yağışlardan kayboluyor. Yüzey akışına kapılan toprak maalesef elimizden kayıp gidiyor ki toprağımız çok kıymetli"

diyerek olayın ciddiyetine dikkat çekti.

Ekran Resmi 2026 05 06 14.19.42

TARSİM'de bu noktaya dikkat!

Üreticinin en büyük desteği olan tarım sigortasındaki işleyişin kritik önemine dikkat çeken Başkan Kaçın,

"Bütün üreticilerin TARSİM yaptırması en azından üretimini devam ettirebilmesi için bir nefes alabilmesi için önemli. TARSİM'in de sigorta yapmadan önce doğru etütü yapması çok önemli. Çünkü açık alanlarda sigorta yaparken TARSİM risk analizi yapmadan üreticinin alanlarını sigortalayabiliyor. Aslında bu hızlı işlem üreticinin lehine düşünülmüş. Sigortalanma süresi çabuk olsun diye yapılan bir işlem ama bugün Elmalı'da yaşadığımız sel su baskınlarında arazilerin TARSİM sigortası olduğu fakat sel su baskını olduktan sonra sigortalandığı görülmüş. Bu da üretici açısından ciddi bir heves kırıklığı oluşturuyor. Üretici tarlasının sigortalı olduğunu düşünüyor fakat maalesef sigortalı olmadığını anlıyorlar"

dedi.

"Yağmur ve fırtına olumsuz etkiledi"

Serası yağışlardan etkilenen üretici Hasan Hüseyin Özen,

"Biz hava şartlarından bu seneki en çok etkilendiğimiz şey hem yağışların aşırı olmasından ve rüzgarlardan çok etkilendik. Burada çok fırtına meydana geldi. Bu fırtınalar da çiftçiyi çok olumsuz etkiledi. Hem ikinci ürünlerimizi dikmekte zorlandık yağışlardan, su baskınlarından dolayı. Ve aynı zamanda rüzgardan dolayı da seralarımızın çatıları attı. Bu şekilde bu sene baya bir zarar gördük. Ve üretimde zorlandık. Fiyatlar da ona göre etkilendi"

dedi.

Muhabir: İlayda Zeybek