Antalya Özel

Uzmanı uyardı: 15 yaş altı sosyal medyada risk altında!

Türkiye’de 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlama getirilmesini öngören yasal düzenleme tartışılmaya devam ederken, uzmanlar gelişim çağındaki çocukların sosyal medyanın kontrolsüz kullanımının ciddi psikolojik riskler doğurabileceğine dikkat çekti.

Abone Ol

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlıkları sürdürülen ve 15 yaş altındaki bireylerin sosyal medya kullanımına sınırlama getirilmesini öngören yasal çalışma kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Dijital platformların özellikle çocuk ve ergenler üzerindeki etkilerinin uzun süredir tartışıldığı Türkiye’de, uzmanlar bu yaş grubunda sosyal medya kullanımının psikolojik ve gelişimsel açıdan dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor. Antalya’da konuyu psikolojik açıdan değerlendiren Uzman Klinik Psikolog Melisa Oral ise, gelişim çağındaki çocukların henüz duygusal ve bilişsel açıdan tam olarak olgunlaşmadığını belirterek sosyal medya kullanımının bu yaş grubunda farklı riskler doğurabileceğini söyledi.

“Genç beyinler gelişim sürecinde”

Klinik Psikolog Melisa Oral, sosyal medya kullanımının özellikle gelişim çağındaki çocuklar için dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Genç beyinler halen gelişim sürecindeler. Özellikle 15 yaş altı ergen öncesi dönemde sinirsel bağlantılar hala şekilleniyor. Duygusal ve biliçsel regulasyon sistemleri henüz olgunlaşmamış durumda. Bu nedenle sosyal medya bir araç olmaktan çıkıp kontrolsüz kullanıldığında risk faktörlerine dönüşebilir. Sosyal medya algoritmaları bizim beynimizin ödül mekanizmalarını tetikliyor. Beğeni sayısı, anlık geri bildirimler, sürekli akış... Kaldı ki bizler yetişkinler için bile bu durumu kontrol altında tutmak bu kadar zorken, gelişmekte olan bir beyin için maalesef dijital dopamin bağımlılığı yapabiliyor"

Sosyal medyanın psikolojik etkileri büyük

Uzman Klinik Psikolog Oral, sosyal medya kullanımının çocuklar ve ergenler üzerinde farklı psikolojik etkiler yaratabileceğini belirterek, getirilecek düzenlemelerin bu açıdan önemli olduğunu ifade etti ve ekledi:

"Bu da çocukta ya da insanlarda uyku düzensizliklerine, kaygıya, beden dismorfik bozukluklarını yani bedenle ilgili beden imajı kaygısına yol açabilir. Bu bağlamda getirilen düzenlemeler çok yerinde olmuş, ergenler için elzemdir. Kısa vadede çocuğun çevrim içi deneyimi sınırlanır, uzun vadede ise sağlıklı bir psikososyal gelişimle yatırım yapılmış olur"