Yılın en sıcak döneminde yükselen hava sıcaklıkları, hijyen eksiklikleri ve yaygınlaşan havuz kullanımı çocuk sağlığını tehdit eden unsurlar arasında öne çıkıyor. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda sıvı kaybının kısa süre içinde tehlikeli boyutlara gelebileceğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nimet Karataş Torun, yaz ishallerinin uygun sıvı desteği ve doğru beslenmeyle atlatılabildiğini vurguladı. Uzm. Dr. Torun, erken fark edilen belirtiler sayesinde sağlık kuruluşuna vakitlice başvurulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Yaz ishallerinin temel nedenleri ve bulaş yolları
Antalya'da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nimet Karataş Torun, bu tablonun arkasında en sık virüslerin bulunduğunu, bakteriler ile parazitlerin de etkili olabildiğini kaydetti. İyi yıkanmamış sebze ve meyveler, tam pişmemiş etler, uygunsuz koşullarda bekletilen süt ürünleri, şüpheli içme suları ve temiz olmayan havuzların risk yarattığını bildiren Uzm. Dr. Torun, çocukların ellerini ağza götürmesi ve ortak oyuncak kullanımının mikropların yayılmasını hızlandırdığını ekledi.
"Sıvı kaybı belirtileri ihmal edilmemeli"
İshalin yalnızca sık ve sulu dışkılamadan ibaret olmadığını anlatan Uzm. Dr. Torun, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bulantı, kusma, ateş, karın ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık tabloya eşlik edebilir. Ancak çocuklarda en büyük risk sıvı ve mineral kaybıdır. Ağız ve dudaklarda kuruluk, gözyaşının azalması, idrar miktarında azalma, gözlerde çöküklük, halsizlik ve bebeklerde bıngıldağın çökmesi gibi belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."
"Antibiyotik her ishalde kullanılmamalı"
Tedavide ana kuralın kaybedilen sıvıyı yerine koymak olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Torun, oral rehidratasyon solüsyonlarının (ORS) önemine işaret etti. Anne sütü alan bebeklerde emzirmenin sürdürülmesi gerektiğini, büyük çocuklarda ise yoğurt, çorba, pirinç, patates, muz ve makarna gibi hafif gıdaların seçilmesini tavsiye etti. Ailelerin en yaygın yanlışlarından birinin bilinçsiz antibiyotik kullanımı olduğunu belirten Uzm. Dr. Torun,
"Çocukluk çağı ishallerinin büyük bölümü virüs kaynaklıdır ve antibiyotiklerin bu hastalarda faydası yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozabilir ve antibiyotik direncine neden olabilir. Antibiyotik yalnızca hekim önerisiyle kullanılmalıdır. Uygun probiyotik desteği ise bağırsak florasının dengelenmesine katkı sağlayabilir
dedi.
"Hijyen kuralları hastalıktan korunmada büyük önem taşıyor"
Korunmada hijyenin ilk sırada yer aldığını belirten Uzm. Dr. Torun, şu açıklamayı yaptı:
"Yemeklerden önce ve tuvalet sonrası eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı, meyve ve sebzeler bol suyla iyice temizlenmeli, et ve yumurta iyi pişirilmeli, güvenilir içme suyu tercih edilmeli ve açıkta satılan gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Gıdaların sıcak havalarda uygun şartlarda muhafaza edilmesi ve havuzların hijyen kurallarına uygun olması da enfeksiyon riskini azaltmada büyük önem taşımaktadır."
Hangi belirtiler ciddiye alınmalı ve ne zaman başvurulmalı?
6 aydan küçük bebeklerdeki ishalin daha yakından izlenmesi gerektiğini dile getiren Uzm. Dr. Torun, şu uyarılarda bulundu:
"Sürekli kusma nedeniyle sıvı alamama, kanlı dışkılama, 39 derecenin üzerinde ateş, şiddetli karın ağrısı, belirgin sıvı kaybı, uzun süre idrar yapamama, aşırı halsizlik ve üç ila beş günden uzun süren ishal durumlarında mutlaka vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."
Erken müdahale komplikasyonları önlüyor
Doğru sıvı takviyesi ve doğru beslenmeyle yaz ishallerinin kısa sürede gerilediğini söyleyen Uzm. Dr. Torun,
"Aileler çocuklarının sıvı tüketimine özen göstermeli, hijyen kurallarını ihmal etmemeli ve gereksiz ilaç kullanımından kaçınmalıdır. Erken müdahale, özellikle küçük çocuklarda gelişebilecek ciddi komplikasyonların önlenmesinde en önemli adımdır"
diyerek sözlerini tamamladı.




