Antalya’da iskânsız ve ruhsatsız iş yeri üzerinden para talep ettikleri iddiasıyla düzenlenen operasyonla ilgili davanın ilk duruşması Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar K.Ç., N.S.A. ve B.K. ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanık S.C. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Kepez ilçesinde operasyon düzenlenmişti. Yapılan incelemelerde, Altınova bölgesinde faaliyet gösteren bir reklam şirketinin bulunduğu yapının iskânsız ve ruhsatsız olduğu, bu durum üzerinden iş yeri sahibinden haksız maddi menfaat sağlanmaya çalışıldığı öne sürülmüştü.
Operasyonda 2 milyon TL ele geçirilmişti
Soruşturma kapsamında şüphelilerin belediyeye şikâyet dilekçeleri verdiği, denetime gelen belediye ekiplerini ise tanıdıkları aracılığıyla geri gönderdikleri iddia edildi. Teknik ve fiziki takip sonucu düzenlenen operasyonda şüpheliler iki ayrı poşet içerisinde bulunan 2 milyon TL ile suçüstü yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilerden Ö.A. emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, K.Ç., N.S.A. ve B.K. çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı. İstanbul’da yakalanan S.C. de tutuklanırken, F.G. isimli şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sanıklar suçlamaları reddetti
Sanık K.Ç. savunmasında müştekilerle geçmişe dayalı ortak inşaat işleri bulunduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi. K.Ç.,
“Ortak inşaat işi yaptık, müştekileri 7-8 yıldır tanıyorum. Son yaptığımız inşaat işinden kalan 2 milyon 100 bin TL alacağım vardı, bu nedenle para istedim. Sonrasında hesabıma 100 bin TL gönderdiler, kalan alacağımı da vermediler. Kaçak depoları olduğunu biliyordum, ancak bu yaptıkları kaçak depolar nedeniyle bana 3 milyon vermezlerse belediyeye şikâyet edeceğime dair şantajda bulunmadım. S.C. ve N.S.A.'yı tanımıyorum. Numan babama ait kaçak iş yerleri olduğuna dair şikâyette bulunmuş. Nasıl olduysa müştekiler benim de kendilerini belediyeye şikâyet ettiğimi düşünerek beni şikâyet ettiler. Ben Numan'la iş birliğinde bulunarak 3 milyon TL istemedim. 100 bin TL dışında para gelmedi. Suçsuzum, beraatimi istiyorum”
dedi.
K.Ç. operasyon günü yaşananlarla ilgili ise,
“Ortak tanıdığım Özgür beni aradı. Müştekilerle buluşup kaçak depolarla ilgili görüşebileceğimizi söyledi. Ben de uzlaşma olsun diye Özgür'le baklavacıya gittim. Müştekiler N.S.A.'ya çanta uzattılar, bana da içinde para olan çanta uzattılar ancak almadım. Sonra mekân çıkışı polis ekipleri baskın yaptı”
ifadelerini kullandı.

“400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle şikâyet ettim”
Sanık N.S.A. ise çok sayıda kişiyi kaçak yapı nedeniyle belediyeye şikâyet ettiğini savundu. N.S.A.,
“400 kişiyi kaçak yapı nedeniyle insanlık görevi olarak şikâyet ettim. Hiçbirinde şikâyetimi geri çekmedim, bir tek bunlarda geri çektim. Şikâyet ettikten sonra buluştuk. ‘Sizinle ilgili sorunum yok’ dedim. Birçok kişi araya soktular. Kimseyi tehdit etmedim, şantajda bulunmadım”
dedi.
Kepez Belediyesi önünde yapılan görüşmeye ilişkin ise N.S.A.,
“Kepez Belediyesi önünde buluştuk, 4 tane 250 bin TL'lik çek aldım. Şikâyetimi çekme karşılığında 3 buçuk milyon TL'ye anlaştık. Çevreye duyarlıyım, küresel ısınma nedeniyle belediyeye 400 kişiyi şikâyet ettim. Kaçak yapılara da belediye işlem yapmış mı diye ara sıra kontrol ederim. B.'nin para ya da çek alıp almadığını görmedim. Müştekilerden araç talebinde bulunmadım. Ne Kamil'le ne Bilal'le birlikte 4 milyon para talep etmedim, sadece kendi adıma 3 milyon 500 bin TL talep ettim”
diye konuştu.
Baklavacıdaki buluşmaya ilişkin de savunmasını sürdüren N.S.A.,
“Baklavacıdaki buluşma kalan borçla ilgiliydi. Müştekiler bir gün önce beni arayarak buluşmak istediklerini söyledi. Tek gittim, Mehtap ve Mehmet vardı. Daha sonra K. ve Ö. isimli kişiler geldi. Poşet içinde 500 bin TL verdiler, kalanı daha sonra vereceğini söylediler. Aynı şekilde Ö.'ye de poşet verdiler, içinde ne kadar olduğunu bilmiyorum. Sonra pastane çıkışında polisler baskın yaptı. Toplamda 1 milyon 500 bin TL aldım. Şantaj ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim”
dedi.
“Para talebinde bulunmadım”
Sanık B.K. ise tarafları uzlaştırmak amacıyla sürece dahil olduğunu öne sürerek, “H.K. adlı arkadaşım aradı. ‘M. K. diye arkadaşım var, tarafları uzlaştıralım’ dedi. M.K.'nin yanına depoya H.K. ile birlikte gittik. ‘K.Ç. ile problemimiz var, ortak iş yapıyorduk' dedi. Çakır ailesini tanıyorum dedim. M.K., N.S.A.'nın kendisini şikâyet ettiğini söyledi, telefon numarasını verdi. ‘Bir araya gelelim, çözelim' dedim”
ifadelerini kullandı.

B.K. savunmasının devamında,
“Müştekilerle tanıştığım gün ‘Bu işi halledersen mükâfat olarak 200 bin TL göndereceğim’ dedi. Bu işi halledince 200 bin TL gönderdiler. Müştekiler belediyede N.S.A. ile görüşüp anlaşıp şikâyetler çekildikten sonra yol masraflarım olduğu için bana yemek ve yol masrafı olarak 50 bin TL daha gönderdiler. Ondan sonra da bir daha para almadım ve görüşmedim. N.S.A. ile iş birliği yaparak şikâyetten vazgeçme karşılığı 4 milyon TL para istemedim. Belediyenin önüne şikâyetten vazgeçilmesi için gittim. Para talebinde bulunmadım”
dedi.
Müştekiler baskı altında kaldıklarını söyledi
Müşteki Mehmet K. ise sanıklardan şikâyetçi olduğunu belirterek,
“K.Ç.'yi 7-8 yıldır tanıyorum. İddia ettiği gibi kendisine 2 milyon 100 bin TL borcumuz yok, alacağını aldı, fazladan para istedi. Kaçak depoları biliyordu, kiracılar aracılığıyla haber gönderdi. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ diye tehdit etti, 3 milyon para istedi, kabul etmedik”
dedi.
Mehmet K. ifadesinin devamında,
“K.Ç.'nin bizi batıracağını düşünerek talebini kabul ettik. K.Ç. belediyede tanıdıkları olduğunu ve tanıdıkları vasıtasıyla kesilen cezaların iptal edilebileceğini söyledi. Bu baskıların oluşturduğu endişe nedeniyle kurtulmak istedik”
diye konuştu.
Sanıkların kendilerinden para istemeye devam ettiğini belirten Mehmet K.,
“Daha sonra S.C. bana ulaştı, depomuza geldi, görüştük. K.Ç.'nin borcundan bahsetti, biz de borcumuz olmadığını söyledik. Sonra S.C. ile birkaç kez daha görüştük. Sanıklar bizden para istemeye devam edince bu işlerin sonunun gelmeyeceğini düşünerek polislere ilettik. Daha sonra N.S.A. ile baklavacıda buluştuk. Ben ve kardeşim Mehtap vardı, daha sonra K.Ç. ve Ö.'de geldi. 500 bin TL'lik poşeti N.S.A.'ya, 1 buçuk milyon TL'lik poşeti K.Ç.'ye verdim. K.Ç. Ö.'ye uzattı. Mekân çıkışı polisler baskın yaptı”
ifadelerini kullandı.

Mahkemeden tahliye kararı
Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının savunmalarının ardından tutuklu sanıkların yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi. Eksik hususların tamamlanması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.





