Antalya’nın Aksu ilçesinde üretimden pazarlamaya kadar tüm süreci yöneten Nurcan Kazıkçı, serasında yetiştirdiği ürünlerle hem iç piyasaya hem de yurt dışına açılıyor. Çocukluğundan bu yana tarımın içinde olan Kazıkçı, ailesiyle birlikte yürüttüğü üretimle örnek bir başarı hikâyesi ortaya koyuyor. Kazıkçı, serasında kendi elleriyle ürettiği sebzeleri hem ihraç ediyor hem de pazarlarda açtığı tezgahlarda kendi satıyor.

"Avrupa ülkelerine ihraç ediyoruz"

Antalya'nın Aksu ilçesinde seranın üç buçuk dönümlük alanında mini kabak üretimi yapan 38 yaşındaki Nurcan Kazıkçı, ürünlerinin büyük bölümünü Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi.

İç piyasaya da satış yaptıklarını belirten Nurcan Kazıkçı,

"Özellikle mini kabaklar yurt dışında yoğun talep görüyor. Arap ülkelerinde dolmalık olarak tercih edilen mini kabaklar, damak zevkine hitap etmesi nedeniyle öne çıkıyor"

dedi.

Serasında sadece kabak değil, farklı ürünler de yetiştiren Kazıkçı,

"800 metrekare alanda patlıcanımız var, bir buçuk dönümde de domates ektik. Domatesimiz daha iki haftalık. Günlük olarak çocuklarımla birlikte seradayız, hasat yapıyoruz"

diye konuştu.

Yöresel Ürünler Fuarı Antalya'da kapılarını açtı
Yöresel Ürünler Fuarı Antalya'da kapılarını açtı
İçeriği Görüntüle

"Sabah erken saatlerde hasada başlıyoruz"

Haftanın büyük bölümünü tarlada ve pazarda geçirdiğini dile getiren Kazıkçı, yoğun bir üretim temposuna sahip olduklarını ifade etti.

Kazıkçı,

"Sabah erken saatlerde hasada başlıyoruz. Öğlene kadar toplama yapıyoruz. Ertesi gün pazara gidip ürünlerimi kendim satıyorum. Aile olarak çalışıyoruz; abim, yengem hep birlikte üretimi sürdürüyoruz."

dedi.

Günlük hasadın mevsime göre değiştiğini belirten Kazıkçı şunları söyledi:

"Kışın 10 kasa çıkan ürün, şu anda havaların ısınmasıyla 45-50 kasaya kadar yükseldi. Mini kabağın kilosu şu an 50 TL. Daha önce 80-90 TL arasındaydı ancak ürün artınca fiyatlar düştü."

Üretimin zorluklarına da değinen Kazıkçı, özellikle hastalık riskine dikkat çekerek,

"Kabakta 'pürüz' dediğimiz bir hastalık var. Eğer bu olursa sezon kısa sürüyor. Normalde hasat 35-40 günde başlar ve yaklaşık 2 ay devam eder"

ifadesini kullandı.

İki çocuk annesi olan Kazıkçı, çocuklarının da zaman zaman üretim sürecine dahil olduğunu belirterek, onların geleceği için eğitimin öncelikli olduğunu vurguladı.

"Sürdürülebilir tarımın en güzel örneklerinden biri"

2026'nın 'Dünya Kadın Çiftçiler Yılı' kapsamında ilçede kadın üreticilere yönelik ziyaretler gerçekleştirdiklerini söyleyen Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, bu kapsamda Yurtpınar Mahallesi'nde kabak üreticisi Nurcan Kazıkçı'yı ziyaret ettiklerini ifade ederek, kadın çiftçilerin tarımdaki rolüne dikkat çekti.

Boğatimur konuşmasında,

"Nurcan Hanım hem üretim yapıyor hem pazarda satışını gerçekleştiriyor hem de ihracata katkı sağlıyor. Pazara göre ürün seçmesi, Avrupa'ya yönelik üretim yapması çok değerli. Kendisi sürdürülebilir tarımın en güzel örneklerinden biri"

dedi.

"Kadınlar aktif rol alıyor"

Boğatimur, kadın emeğinin tarımın her aşamasında yer aldığını söyleyerek,

"Aksu'nun her karışında kadın emeği var. Üretimde, paketlemede, satışta kadınlar aktif rol alıyor. Kadın çiftçilere verdiğimiz eğitimler tüm aileye ulaşıyor ve ciddi geri dönüş sağlıyor"

ifadesini kullandı.

"Yıllar süren bir emek gerektiriyor"

Boğatimur, tarımın zorlu bir meslek olduğuna değinerek, sahada edindikleri gözlemleri şöyle aktardı:

"Bu iş yıllar süren bir emek gerektiriyor. Çocukların da küçük yaşta üretim sürecine dahil olması sürdürülebilirlik açısından çok kıymetli. Biz de çiftçilerimize teknik destek sağlamak, özellikle hastalıklarla mücadele ve doğru üretim teknikleri konusunda katkı sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

Kadın çiftçilerin her zaman yanında olduklarını belirten Boğatimur, üreticilerin ihtiyaç duydukları her an kendilerine ulaşabileceklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA