Antalya’da ikamet eden 50 yaşındaki Cengiz Uğurluel, ticari amaçla satın aldığı bir aracın resmi evraklarında yapılan usulsüzlüğü fark edince adli makamlara başvurdu. İnternet üzerinden ilanını gördüğü 07 BCP 470 plakalı oto çekiciyi 20 Mart 2023 tarihinde satın alan Uğurluel, bir süre kurtarıcı sektöründe faaliyet gösterdi. Ancak daha sonra bu işi sürdürmek istemeyerek aracın niteliğini ruhsatta yeniden "kamyonet" olarak değiştirmek için resmi kurumlara müracaat etti. Muayene ve tescil işlemleri esnasında yapılan incelemelerde acı gerçek ortaya çıktı. Aracın satın alındığı dönemdeki "kurtarıcı" ibaresinin sahte olduğu, söz konusu sahte ruhsatın A.Ö. isimli şahıs tarafından Şırnak'ın Cizre ilçesinde düzenlendiği belirlendi. Dolandırıldığını anlayan Uğurluel, aracı kendisine satan şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunarak hukuki süreç başlattı.

"Kendi aracımızı devlete ihbar ediyoruz"
Kentsel yaşamında güneş enerjisi sektörüyle iştigal ettiğini belirten Cengiz Uğurluel, ruhsat oyununu bozarak adliyeye gitme sürecini şu sözlerle aktardı:
"3 yıl önce kurtarıcı diye kamyoneti satın aldım. Bir süre sonra aracı kamyonet olarak kullanmak istediğimde ilgili kurumlara müracaat ettik. Evrakı tamamlamak istedik ama bu aracın hiçbir zaman kurtarıcı olmadığını gördük. Aracı aldığımız kişiler bize kurtarıcı olarak sattı ama araç hiçbir zaman kurtarıcı olmamış. Kurtarıcı yapılmak için devlete herhangi bir belge sunulmamış, proje çizilmemiş, TSE'ye bilgi verilmemiş. Usulsüz yollarla ruhsat çıkartılarak, araç kurtarıcı yapılmış. Detaylı araştırma yaptığımızda, bu şahısların hayatları boyunca Şırnak Cizre'ye gitmediği halde ruhsatın Cizre'de düzenlendiğini, Antalya'da bir noterde tekrar ruhsat düzenlenerek aracın kurtarıcı yapıldığını öğrendik. Oysaki bu araç usulsüz. Kendi aracımızı devletimize ihbar ediyoruz"
"Biz bu işi yapmaya devam etsek ne olacaktı"
Piyasada benzer durumda çok sayıda vasıta olduğunu iddia eden Uğurluel, zincirleme mağduriyetlerin önüne geçmek istediğini belirterek şöyle devam etti:
"Çok araştırma yaptım, trafikte bunun gibi birçok araç olduğunu gördüm. Şahıslarla ilgili dava açtık. Resmi belgede sahtecilik yaparak bu aracın ruhsatı çıkartılmış. Aracı ilk etapta oto kurtarıcılık yapmak için aldık. Biz bu işi yapmaya devam etsek ne olacaktı, aracı belki başkasına satacaktık. O başkası ne yapacaktı, bizi dava edecekti. Biz de tekrar bu şahısları dava etmek zorunda kalacaktık"
"Başka kimse mağdur olmasın"
Konuyu yargıya taşıyan avukat Arif Erdoğan ise hukuki sürecin tıkanma noktasına geldiğini ve itirazda bulunduklarını kaydetti. Süreci özetleyen Avukat Erdoğan şu açıklamada bulundu:
"Aracın yeterli belgeler oluşturulmadan çekiciye çevrildiğini, bu işlemin Şırnak Cizre'deki bir noterlikte yapıldığını ve Antalya'daki bir noterlikte birlikte çalıştığını söyledi. Bu şekilde usulsüz çok fazla araç olduğunu öğrenmiş. Sonrasında biz şikayetimizi yaptık 2025 yılında. Savcılık şikayetimizi aldı, Şırnak Cizre'ye talimat yazdı. Noterliktekilerin ifadesi alındı. Sonrasında takipsizlik kararı verdiler. Biz takipsizlik kararına itiraz ettik, yeterli inceleme yapılmadığını söyledik. Bu aracı müvekkile satan kişiler de savcılığa vermiş olduğu ifadelerde satış yaptıklarını inkar etti. Fakat satış belgesi var elimizde. Yeterli belgeler olmadan çekiciye çevrilen, sonrasında kamyonete çevrilen bu araçla ilgili şikayetimizin incelenmesini talep ediyoruz. Verilen takipsizlik kararının usule uygun olmadığını düşünüyoruz. Gerekli incelemelerin yapılarak karara varılmasını istiyoruz, müvekkilimiz mağdur oldu başka kimse mağdur olmasın"





