“Geçmişte bu fayın varlığını biliyorduk ama aktif mi pasif mi olduğu net değildi. Son depremler, fayın aktif olduğunu gösterdi. Ankara Üniversitesi’nde de bu konuda yürütülen önemli çalışmalar var” diyen Alan, fay hattının hem batı hem doğuya uzandığını ve yaklaşık 25 kilometrelik bir hat boyunca 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretebileceğini vurguladı.


Alan, bugüne kadar Ankara’nın sadece çevresindeki faylardan etkilendiğinin düşünüldüğünü hatırlatarak, “Kent içinden geçen bu fay, Ankara için yeni bir deprem kaynağıdır. Bu durum, kentin deprem riski açısından yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor” ifadelerini kullandı.


Ankara’daki yapıların bu tür bir fayın yaratacağı ivme değerleri dikkate alınarak inşa edilmediğini belirten Alan, “Bu nedenle mevcut bina stoğunun büyük bir kısmı ciddi risk altında. Cumhuriyetin dışa bakan yüzü olan Ankara’nın, küçük bir depremle bile ağır kayıplar yaşamaması için herkesin sorumluluk alması gerekiyor” dedi.

Yorumlar
Editör Hakkında