Ülke geneli konut fiyatları sürekli yükselmesine rağmen satış devam ederken Tasarruf ve Yatırım Danışmanı Mert Başaran, yaşadığı gerçek bir hikaye üzerinden konut piyasasını değerlendirdi.
1994 yılında 35.000 dolara satılan bir evin, bugün 300.000 dolarlık bir değere ulaştığını belirten Başaran, “O dönemde herkes kriz var diyordu. Babam evi satıp parayı faize yatırdı, sonuçta o para eridi. Ama evin değeri katlandı” diyerek dikkat çekti.
Başaran, Türkiye’de sürekli bir konut balonu olduğu iddialarına karşı çıkarak, balonun patlaması için genç nüfusun ortadan kalkması gerektiğini ifade etti. “Türkiye’de şu anda 0-20 yaş arasında çok yoğun bir genç nüfus var. Bu talep daha en az 25-30 yıl sürecek” dedi.
KONUT İHTİYACI NE ZAMAN AZALACAK?
“Evet, konut fiyatları bir gün düşecek ama bu 2060-2070 yıllarında olur. O zaman genç nüfus yaşlanacak ve konut ihtiyacı azalacak.”
Mert Başaran’a göre her yıl yaklaşık 3 milyon genç üniversite sınavına giriyor. Bu gençlerin büyük kısmı önümüzdeki yıllarda konut arayacak. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde genç nüfusun akını fiyatları daha da yukarı taşıyor.
Başaran, “Özellikle Eylül ayında eğitim sezonunun açılmasıyla birlikte konut kiralarında tekrar bir artış yaşanacak. İstanbul’a her yıl yüzbinlerce öğrenci geliyor. Bu durum konut krizini tetikliyor” dedi.
Başaran, “TOKİ ve emlak konut vasıtasıyla ucuz ve ulaşılabilir konutlar yapılmalı. Özellikle orta ve alt gelir grubu için Pendik, Tuzla ve Arnavutköy gibi bölgelerde sosyal konutlar üretilirse fiyatlar bir nebze dengelenir” önerisinde bulundu.
Mevcut şartlarda konut fiyatlarının ve kiraların artmaya devam edeceğini belirten Başaran, Avrupa’daki uygulamalara da dikkat çekti. “İngiltere ve Fransa’da insanlar artık evlerinin odalarını kiralıyor. Türkiye’de de bu modele doğru gidiyoruz. Özellikle gençler, ilerleyen yıllarda bu çözümü daha sık kullanacak.”





