Değerli okurlarımız Ortadoğuda yaşanan savaş tüm dünyayı etkisi altına aldı. Hayatını kaybedenler, yaralılar, yetim kalan çocuklar savaşın acı gerçekleri. Bu hafta ki köşe yazımda savaşın dünya ve insanlık üzerinde ki etkisine değinelim istedim.

Savaş, insanlık tarihinin en eski ve en yıkıcı gerçeklerinden birisi, Devletlerin kendi aralarında ki çıkar çatışmaları, ideolojik ayrılıklar, güç mücadeleleri ve ekonomik rekabet bin yıllar boyunca milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Savaşın etkileri sadece cephede yaşanan kayıplarla sınırlı değil tabiki sosyal, ekonomik, psikolojik ve çevresel boyutlarıyla tüm dünyayı etkisine almıştır.

I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşı, insanlık tarihinin en ağır bedellerinin ödendiği dönemler oldu. Milyonlarca insan hayatını kaybederken, şehirler yerle bir edildi, ekonomiler çöktü ve siyasi haritalar yeniden çizildi. O yıllarda yapılan savaşlar sonraki kuşaklarında kaderini belirledi.
Bir neslin unutmadığı ve şahit olduğu Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası saldırılarında yaşanan dramı tüm dünya gördü ve izledi.

Ortadoğuda ki kriz öncesi Rusya-Ukrayna Savaşı, küresel gıda ve enerji fiyatlarında ciddi artışlara neden oldu. Bu durum sadece savaşan ülkeleri değil, dünyanın dört bir yanındaki insanları etkiledi. Enflasyon, işsizlik ve göç dalgaları savaşın sonuçları arasında yer alıyor.

Savaşın diğer görünür sonuçlarından birisi ise zorunlu göç. Nitekim Rusya ve Ukrayna savaşından ülkesini terk eden insanlar özellikle ülkemize yoğun bir göç başlatmıştır ve Antalya'mızda bu göçten nasibini almıştır. Savaşın gölgesinde kalan milyonlarca insan güvenli bir yaşam umuduyla diğer ülkelere göç ediyor.

Peki bu savaşlardan sadece insanlar mı zarar görüyor? Maalesef savaş sadece insanları değil, doğayı da hedef alıyor. Bombardımanlar, kimyasal silahlar, yakılan tarım alanları uzun yıllar süren çevresel hasarlara yol açabiliyor. Toprak, su ve hava kirliliği gelecek nesilleride doğrudan etkiliyor.

İşte savaşın dünya üzerindeki etkileri bunlar, barış istiyoruz ama geç kalınmış bir barışında bir önemi kalmıyor. 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan savaşta binlerce insan hayatını kaybetti bile. Bazı krizler insanlar ölmeden önce çözüme ulaşılsa, bir insanı hayattan koparmak ailesini öksüz bırakmak yada bir çocuğu yetim kalmasına sebep olmadan önce barış sağlansa. İçimizden geçen hep bunlar ama maalesef insanoğlunun doyumsuzluğu ve kibri bizleri bu boyutlara taşıdı. Yazıma burada son verirken bu savaşta hayatını kaybedenlere şu mübarek günlerde Allah'tan rahmet diliyorum. Gelecek nesillere de buradan Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözlerini bir kez daha hatırlatmak isterim ''Yurtta sulh cihanda sulh." ... Sevgi ve Saygılarımla....