Değerli okurlarım uzun zamandır yazmak istediğim ve içimizde kanayan bir yara haline gelmiş olan ''Kadına şiddet'' konusunu kaleme almak istedim. Çok fazla göz ile görünür hale gelen bu şiddet olayları kadınlarımızı hayattan daha korkar bir hale getirdiğini düşünüyorum. Hem sosyal medya olsun hemde Tv'lerde yayınlanan haber bültenlerinde kadına yönelik şiddetin boyutunun giderek arttığı gözler önünde. Bu yaşanan acı olayların önüne geçilmek için çaba sarf edilsede halen bu çirkin olayları yaşayan kadınlarımız var.

Kadına yönelik yapılan şiddet fiziksel, cinsel ve psikolojik olarak yapılan bir eylemdir. Erkeğin toplum içerisinde yer alan egemenliğini her alanda sürdürmek istemesi ve kadına güç göstermesi kabul edilemez bir davranış şeklidir. Şiddete maruz kalan kadın korku, çaresizlik ve güven duygusunu yitirmektedir. 

Ülkemizde ve Dünya'da yaşanan kadına yönelik şiddet unsurları giderek artmaktadır. Geçmiş verilere baktığımızda Şiddete maruz kalan kadınların oranı Finlandiya'da yüzde 57,1 iken İsveç'te yüzde 52,5 olarak belirtilirken diğer ülkelerde ise Macaristan'da yüzde 49,1 ve Danimarka'da da yüzde 47,5 oranlarıyla oldukça yüksek. En düşük oranlar ise Bulgaristan'da yüzde 11,9 ve Polonya'da yüzde 16,7 olarak tespit edilmiştir. Bu durum ülkemizde yapılan bir araştırma verilerine göre ise kadınların yüzde 28,2'si psikolojik, yüzde 18,3'ü ekonomik, yüzde 12,8'i fiziksel şiddete maruz kalmıştır. Evli kadınların yüzde 26,4'ü psikolojik, yüzde 19,9'u ekonomik, yüzde 11,6'sı ise fiziksel şiddet gördüğü belirtilmiştir.

Eski tarihlere bakıldığında ise kadına yönelik şiddet eski çağlara kadar uzanmaktadır. Kölelik ile başlayan zulm yüzyıllar boyunca da devam etmiştir. Nitekim bu çağımızda yapılan tarihi filmlerde de kadına yapılan şiddeti görmek mümkün.

Peki kadınlarımızın yaşamış olduğu bu kabusu ne sonlandıracak ne yapılması gerekiyor? Yine kadınlarımıza annelerimize mi iş düşüyor? Yetiştirlen bir erkek çocuğunun kadına bakış açısını değiştirmek tabiki yine annenin ilk eğitiminden geçiyor. Ama toplum içerisinde ki Kadın-Erkek arasında ki eşitsizlik devam ettiği sürece ne kadar eğitim verirsen ver değişmiyor. Ben hep şöyle düşünürüm bir erkeğin annesine olan sevgi ve saygısı tüm kadınlara yansımalı derim hep. Sevgi ve saygı orda başlar diye düşünüyorum. Hani bir film de bir replik vardı '' seni karnında taşıyan ana'ya olan saygın tüm kadınlara yansımalı'' işte bu söz her şeyi anlatıyor aslında. İzlemiş olduğum bu film ve bu sahnedeki yaşanan sözler benim aklıma kazınmış olarak kaldı belki üzerinden 30 yıl geçti ama unutmadık unutturmadık ve unutturmayacağım.

Kadına şiddet haberlerini okumak ve bu haberlerin görüntülerini kamera ile çekmek mesleki olarak artık görmek dahi istemediğim bir konudur. Okullarda okutulan temel eğitim programında Kadın ve Erkek eşitliği saygı ve sevgi konuları daha çok işlenmeli. Biz 90'lı yılların çocukları olarak bunu en iyi şekilde gördüğümüzü düşünüyorum. Ama bizden sonraki ve yeni nesil bundan biraz uzak kaldı sanırım. Tabii bunları yazarken hemcinslerim olan erkeklerin de hepsi suçludur hepsi eğitimsizdir demiyorum. Ama yapılan araştırmalar ve hergün okuduğumuz ve gördüğümüz haberlere bakacak olursak ta bu durumun ne kadar ciddi olduğu da ortatadır.

Buradan tüm kadınlarımıza önce sağlık sonra ise huzur diliyorum. Yaşamış olduğunuz her türlü şiddeti nefret ile kınarken yalnız olmadığınızı hala kadına önem ve değer veren bir erkek topluluğunun olduğunuda unutmamanızı temenni ediyorum. Kadına şiddetin olmadığı bir dünya diliyorum. Saygılarımla...